Çalışma ve Sosyal Güvenlik hayatı içinde yer alan ciddi belirsizlikler ve problemlere henüz köklü reformlarla çözüm bulunamamışken geçtiğimiz hafta içerisinde TBMM’ye torba kanun ile gelen ve yasalaşmasına neredeyse kesin gözüyle bakılan anne ve baba adaylarını yakından ilgilendiren bir kanun var.
Bu kanun düzenlemesi ile anne adaylarının doğum izni ve baba adaylarının babalık izni süresi uzayacak.
Mevcut uygulama neydi?
Anne adaylarının doğumdan önce 8, doğumdan sonra 8 olmak üzere 16 hafta izin hakkı mevcuttu. Baba adaylarının ise çocuklarının olması ya da evlat edinmeleri durumunda 5 günlük ücretli izin hakları mevcuttu.
Yeni Kanun Tasarısı ile Ne Değişecek?
Anne adaylarına doğumdan önce 8, doğumdan sonra 16 olmak üzere 24 hafta izin hakkı tanınacak. Baba adaylarına ise tanınan 5 günlük ücretli izin hakkı 10 güne yükselecek.
Bu kanun tasarısı ile amaç; Çalışan anne ve babaların iş- aile hayatını dengelemek ve doğrum oranlarını arttırmak olarak belirtiliyor.

Yukarıdaki grafikten göreceğiniz üzere nüfus artış oranının 2019 yılından itibaren bir düşüş trendine girdiğini ve özellikle 2019-2025 yılında başta pandemi, yanlış ekonomi politikaları ve 2023 yılında siyasi bir hareket olarak yorumlanan EYT düzenlemesi ile çalışma ve sosyal güvenlik hayatı için tehlike çanları çaldığını söyleyebiliriz.
Nüfus artış oranının düşmesi, genç nüfusun dolayısı ile genç işgücünün azalması ilerleyen yıllar açısından istihdam piyasası ve ülke ekonomisi açısından risk teşkil ediyor. Öyle ki SGK’nın aktüerya dengesinin bozulması sonucu 2026 yılına girerken SGK işveren primlerinde ciddi artış yaşandı. İmalat sektörü dışındaki 5 puanlık prim desteği 2 puana düşürüldü.
Kısa vadede anne ve baba adaylarının izin günlerini arttırarak mutlu edecek bu kanun tasarısı ile asıl amaçlanan nüfus artış oranının sağlanması tek başına mümkün görünmüyor. Nüfus artış oranını düşüren en önemli etken; Yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı bu problemi çözmeden tek başına doğum izni ve babalık izin sürelerini artırmak nüfus artış oranında beklenen etkiyi yaratmayacak ve çalışma ve sosyal güvenlik hayatı için oluşan riskli durum ortadan kalkmayacak.
Kadınların İş Dünyası ile Bağları Tamamen Kopabilir mi?
Kadınların hala yapılan mülakatlarda özel alanlarına girilerek, çocuğunuz var mı? Çocuk düşünüyor musunuz? Ne kadar süre çocuk yapmamayı düşünüyorsunuz? Gibi sorularla karşılaştığını duyuyoruz. Etik ve doğru olmayan bu sorulardaki amaç; İşe alınan kadın çalışanın doğum, izin v.b. uzun sürelerle erkek çalışana göre şirketten uzak kalma riskini öngörmeye çalışmak. Bu sebeple genellikle ilgili pozisyon için maalesef erkek çalışan tercih ediliyor. Bu izin süreleri riski kadın çalışan için dezavatanjlı bir durum oluşturuyor. Doğum izni süresinin artması kadın çalışanların iş dünyası ile bağlarını tamamen koparabilir mi bu sorunun cevabını siz değerli okuyucularıma bırakıyorum.
Beğeni ve Yorumlarınızı Bekliyorum…