Yönetim Rotası Sesli Haber

Hazır • Tıkla ve dinle

0
👁️ 45.907
👍 12

Rezerv Gücü ve Yabancı Girişi

Yurt dışı yerleşik yatırımcıların Türkiye varlıklarına yönelik ilgisi, yılın ilk haftalarında belirgin biçimde güçlenmiş durumda. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından yayımlanan haftalık menkul kıymet istatistikleri, özellikle Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) tarafında güçlü bir yabancı alımına işaret ediyor. Hisse senedi piyasasında daha sınırlı olmakla birlikte, yabancı yatırımcının pozisyon artırmaya devam etmesi dikkat çekiyor.

Bu eğilim, yalnızca portföy hareketleriyle sınırlı kalmıyor. Aynı hafta açıklanan veriler, Merkez Bankası rezervlerinde tarihi bir eşiğin aşıldığını ortaya koydu. Toplam rezervler ilk kez 200 milyar doların üzerine çıkarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Özellikle altın rezervlerindeki artış, rezerv kompozisyonunun daha dayanıklı bir yapıya kavuştuğuna işaret ediyor. Döviz rezervlerindeki toparlanma ile birlikte değerlendirildiğinde, TCMB’nin dış şoklara karşı manevra alanının belirgin biçimde genişlediği söylenebilir.

Rezervlerdeki bu güçlenme ve yabancı girişleri, son aylarda gözlenen dezenflasyon süreciyle de uyumlu bir tablo sunuyor. Kasım ve Aralık aylarında aylık TÜFE artışlarının görece düşük seviyelerde gerçekleşmesi, fiyat istikrarı açısından olumlu sinyaller üretmişti. Bu gelişmelerin ardından gözler, Ocak ayı enflasyon verileri ve TCMB’nin faiz kararına çevrilmişti.

Son Para Politikası Kurulu toplantısında yapılan 100 baz puanlık faiz indirimi, piyasa beklentilerinin altında kalsa da, Merkez Bankası’nın temkinli duruşunu koruduğunu gösteriyor. Karar metninde yer alan ifadeler, gıda fiyatları kaynaklı mevsimsel baskılara rağmen ana enflasyon eğiliminde belirgin bir bozulma görülmediğine işaret ediyor. Talep koşullarının dezenflasyon sürecine verdiği desteğin azalarak da olsa sürdüğü vurgulanırken, enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarının hâlen risk unsuru olmaya devam ettiği açıkça belirtiliyor.

Önümüzdeki dönemde, özellikle Ocak ve Şubat ayı enflasyon verileri kritik önem taşıyor. Beklentilere yakın veya geçen yılın aynı döneminin altında gerçekleşebilecek veriler, Mart ayındaki PPK toplantısında faiz indirim sürecinin devam etmesine alan açabilir. Buna karşılık, yukarı yönlü sürprizler Merkez Bankası’nın temkinli çizgisini güçlendirebilir.

Genel çerçevede bakıldığında; güçlü rezerv birikimi, yabancı sermaye girişlerinin sürmesi ve kontrollü faiz indirimi adımları, ekonomi politikalarında dengeli bir geçiş sürecine işaret ediyor. Yıl sonu için enflasyonun orta yirmili seviyelere, politika faizinin ise yüzde 30’un altına doğru gerilemesi beklentisi korunurken; küresel finansal koşullar ve beklenti yönetimi bu sürecin seyrinde belirleyici olmaya devam edecek.

23.01.2026 da açıklanacak güven endeksleri ve şirket istatistikleri ile birlikte, akşam saatlerinde Moody’s ve Fitch tarafından yayımlanacak kredi notu değerlendirmeleri de piyasaların odağında olacak. Bu başlıklar, Türkiye ekonomisine yönelik algının yönü açısından kısa vadede önemli sinyaller üretme potansiyeli taşıyor.

Haydi Yorum Yap…

Habere Yorum Yap

Görüşlerinizi diğer okurlarla paylaşın

Hızlı İfade:
👏Tebrik
Onay
💡Fikir
📍Önemli
🎖️Başarı
✍️Katkı

Haberlerde Ara