Toplumsal Beklentiler ve Bireysel Kararların Psikolojisi
Toplum ve Görünmeyen Baskı
Toplumlar yalnızca yasalarla yönetilmez. Yazılı kurallar kadar güçlü olan bir başka yapı daha vardır: Yazılmamış Kurallar.
Bu kurallar günlük hayatta çoğu zaman şu cümlelerle kendini gösterir:
- Ayıp olur.
- İnsanlar ne düşünür?
- Ellalem ne der
- Ne zaman evleneceksin?
Bu ifadeler, toplumun birey davranışlarını yönlendirme biçimlerinden biridir. Sosyoloji literatüründe bu durum toplumsal normların birey üzerindeki etkisi olarak açıklanır. İnsanlar çoğu zaman yalnızca doğru olduğu için değil, toplum tarafından kabul görmek için belirli davranışları tercih eder.
Çünkü insan doğası gereği sosyal bir varlıktır. Kabul görmek ister, dışlanmak istemez. Bu nedenle toplumun onayını kaybetme korkusu bazen bireysel kararların önüne geçebilir.
İnsanlar Neden Başkalarının Fikrini Bu Kadar Önemser?
Psikoloji alanında yapılan birçok araştırma, insanların karar verirken çevrelerinin görüşlerinden güçlü şekilde etkilendiğini göstermektedir. Bunun temelinde üç önemli psikolojik dinamik bulunur.
Kabul Görme İhtiyacı
İnsanların büyük çoğunluğu bir gruba ait hissetmek ister. Aile, arkadaş çevresi veya toplum, bireyin kimliğini şekillendiren önemli unsurlardır. Bu nedenle toplumdan gelen onay, birçok insan için güçlü bir motivasyon kaynağıdır.
Dışlanma Korkusu
Toplumsal kabul kaybı, bazı insanlar için ciddi bir kaygı oluşturabilir. İnsanlar eleştirilmekten, yanlış anlaşılmaktan veya yargılanmaktan kaçınmak için kendi düşüncelerini geri planda bırakabilir.
Toplumsal İmaj
Bazı kültürlerde bireysel tercihlerin yerine toplumsal imaj daha fazla önem kazanabilir. Bu durumda insanlar “doğru olan nedir?” sorusundan önce “başkaları ne düşünür?” sorusunu sormaya başlar.
Başkalarının Gölgesinde Yaşamak
“Elalem ne der?” düşüncesi bazen fark edilmeden insanın hayatını yönlendiren bir alışkanlık haline gelir. Bu durumda kişi kendi kararlarını verirken sürekli olarak çevresinin tepkisini hesaplamaya başlar.
Bunun sonucu olarak birçok insan şu durumlarla karşılaşabilir:
- Gerçekten istediği mesleği seçememek
- Kendi hayat tarzını özgürce belirleyememek
- Başkalarının beklentilerine göre davranmak
- Fikirlerini açıkça ifade etmekten kaçınmak
Zamanla birey, kendi hayatının merkezinde olmaktan uzaklaşabilir. Kararların belirleyicisi artık kişinin kendi değerleri değil, toplumun beklentileri haline gelir.
“El Alem” Gerçekte Kim?
Bu noktada önemli bir soru ortaya çıkar:
El Alem kimdir?
Çoğu zaman bu kelime çok geniş bir topluluğu ifade eder. Komşular, akrabalar, tanıdıklar ya da bazen hiç tanımadığımız insanlar…
Fakat dikkat çekici olan şudur: İnsanlar çoğu zaman kendilerini düşündükleri kadar başkalarının hayatına odaklanmaz. Her birey kendi hayatının sorunları ve hedefleriyle meşguldür.
Buna rağmen birçok kişi zihninde başkalarının sürekli kendisini değerlendirdiğini varsayar. Böylece gerçek olmayan bir sosyal yargı algısı oluşabilir.
Modern Dünyada “El Alem” Kavramı
Geçmişte toplumsal baskı daha çok yakın çevreyle sınırlıydı. Mahalle, aile veya akraba çevresi bireyin davranışlarını etkileyen en önemli faktörlerdir.
Bugün ise sosyal medya bu kavramı tamamen değiştirmiştir.
Artık insanlar yalnızca yakın çevrelerinin değil, binlerce kişinin görüşünü dikkate alarak hareket edebilmektedir. Paylaşılan fotoğraflar, yaşam tarzı seçimleri veya fikirler çoğu zaman geniş bir dijital kitle tarafından değerlendirilir.
Bu durum bireylerin hayatlarını bir tür sosyal vitrin haline getirilmesine neden olabilir. İnsanlar bazen yaşadıkları hayatı değil, başkalarının görmek istediğini düşündükleri hayatı sergilemeye başlayabilir.
Kendi Hayatını Yaşamak
Toplumun görüşleri tamamen önemsiz değildir. İnsanlar sosyal ilişkiler içinde yaşar ve başkalarının haklarına saygı göstermek önemlidir. Ancak bu durum, bireyin kendi hayatına dair kararları tamamen başkalarının düşüncelerine bırakması anlamına gelmez.
Kendi hayatını yaşamak, bireyin değerlerini ve hedeflerini tanımasıyla başlar. Bunun için insanın kendine şu soruları sorması gerekir:
- Gerçekten ne istiyorum?
- Nasıl bir hayat bana anlamlı geliyor?
- Hangi kararlar beni mutlu ediyor?
Bu soruların cevapları genellikle dışarıda değil, bireyin kendi iç dünyasında bulunur.
Cesaret ve Bireysel Özgürlük
Toplumsal beklentiler her zaman var olacaktır. İnsanlar yorum yapmaya, eleştirmeye veya fikir belirtmeye devam edecektir.
Ancak bireyin hayatını belirleyen en önemli unsur kendi seçimleri olmalıdır. Çünkü bir insanın hayatının sonuçlarını en çok o kişi yaşar.
Bazen farklı düşünmek veya farklı bir yol seçmek cesaret gerektirir. Fakat birçok yenilik ve başarı, tam da bu cesaret sayesinde ortaya çıkar.
Sözün özü
“El Alem ne der?” sorusu hayatın bazı anlarında akla gelebilir. Ancak bu soru insanın kendi hayatının merkezine yerleştiğinde, bireysel özgürlüğü sınırlayan bir düşünceye dönüşebilir.
Hayatın yönünü belirleyen şey başkalarının yorumları değil, bireyin kendi değerleri ve hedefleri olmalıdır.
Çünkü yıllar sonra geriye dönüp bakıldığında insanı en çok düşündüren şey başkalarının ne söylediği değil, kendi hayatı hakkında verdiği kararlar olur.
Yoksa, siz baskı yapan tarafta mısınız ? Mutlaka Yorum Yazın…
