Doğu Anadolu’nun önemli tarım merkezlerinden Elazığ’da, yaklaşık 110 bin dekarlık bir sahaya yayılan 1 milyon 400 bin kayısı ağacı baharın gelişiyle birlikte çiçek açtı. Özellikle üretimin kalbi sayılan Baskil ilçesinde, Karakaya Baraj Gölü’nün kıyısında görsel bir şölen sunan ağaçlar, üreticiler için yoğun bir bakım döneminin işaretçisi oldu. Çiçeklerin açmasıyla birlikte bahçelerine inen çiftçiler, ağaçların sağlığını korumak adına hummalı bir çalışma yürütüyor.
Bu yılki yoğun ilkbahar yağışlarının beraberinde getirdiği nem tabakası, üreticiler arasında “monilya” olarak bilinen ve rekolteyi ciddi oranda düşüren mantar hastalığı endişesini tetikledi. Hastalık riskini bertaraf etmek isteyen çiftçiler, çiçeklenme sürecinin başından itibaren zirai koruma önlemlerini devreye alarak ilaçlama işlemlerine hız verdi. Ağaçların büründüğü beyaz örtü, tarımsal faaliyetlerin yanı sıra doğa tutkunları ve fotoğraf sanatçıları için de eşsiz manzaralar sunuyor.
Deliktaş köyü sakinlerinden üretici Mehmet Gürsol, geçtiğimiz yıl yaşanan don felaketinin yaralarının devlet desteğiyle sarıldığını belirterek, bu sezona büyük bir beklentiyle girdiklerini ifade etti. Gürsol, yağışlı hava nedeniyle bu yıl koruyucu önlemleri iki katına çıkardıklarını ve monilya hastalığına geçit vermemek adına titizlikle çalıştıklarını dile getirdi. Benzer şekilde üretici Cemal Gürsol ve Ahmet Tanrıkulu da iklim şartlarının şu ana kadar olumlu seyrettiğini, tek korkularının hastalık ve ani hava değişimleri olduğunu vurguladı. Karakaya Barajı’nın maviliği ile birleşen bahçelerin her mevsim ayrı bir estetik değer sunduğunu belirten üreticiler, bereketli bir hasat dönemi umut ediyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tarım ve Orman İl Müdürü Saadettin Taşkesen, Elazığ’ın kaliteli kayısı üretiminde Türkiye’nin öncü şehirlerinden biri olduğunun altını çizdi. Taşkesen, yıllık ortalama 66 bin tonluk yüksek nitelikli ürün alındığını hatırlatarak, çiçeklenme safhasının üretimdeki en kritik eşik olduğunu belirtti. Üreticilerin Bakanlık talimatlarına harfiyen uyması gerektiğini hatırlatan Taşkesen, özellikle çiçeklenmenin başlangıcında ve tamamlandığı evrede yapılacak iki aşamalı ilaçlamanın, 2026 yılı rekoltesi için hayati önem taşıdığını sözlerine ekledi.
