Kalite denince çoğu kişinin aklına “hatasızlık” gelir.
Oysa hatasızlık sadece bir sonuçtur; bir kültür değildir.
Gerçek kalite kültürü, insanların hata yapmasına izin verir.
Ancak aynı hatayı iki kez yapmasına asla izin vermez.
Denklemi kurmak çok basittir:
Hata yasaksa, raporlama da yasaktır.
Raporlama yoksa, öğrenme yoktur.
Öğrenme yoksa, gelişim imkânsızdır.
Sahada en sık duyduğum şikâyetlerden biridir:
“Neden kimse sorunları erkenden söylemiyor?”
Cevap genelde acıdır.
İnsanlar hatayı değil, cezayı görür.
Hata bildirmek “riskli” bir davranış haline gelmişse, kimse o riski almaz.
Gerçek kalite şunları talep eder:
Hatanın erkenden itiraf edilmesini,
Kök nedenin dürüstçe araştırılmasını,
Kişinin değil, sistemin düzeltilmesini.
Hata saklandığında risk büyür ve içten içe çürütür.
Hata konuşulduğunda ise sistem güçlenir.
Unutmayın:
Kalite hatasızlık değildir.
Kalite, hatayla yüzleşebilme ve o hatadan daha güçlü bir sistem kurabilme cesaretidir.
