Birçok patron, “imaj” kelimesini sadece logolardan, şık web sitelerinden veya pahalı takım elbiselerden ibaret sanıyor. Büyük yanılgı. İş dünyasının gerçek cephesinde imaj, kazanılması gereken en büyük savaştır. Eğer imajınızı siz yönetmiyorsanız, rakipleriniz sizin yerinize onu yerle bir ediyor demektir.
Piyasada boşluk yoktur. Sizin bıraktığınız her boşluğu rakibiniz, sizin “yetersizliğiniz” olarak doldurur.
Algı Sizin Kalenizdir
Marka ve patent dünyasında biz şuna inanırız: Tescillenmemiş bir marka, silahsız girilen bir savaşa benzer. Markanızın imajını tescil ile zırhlandırmazsanız, piyasa denilen o acımasız meydanda sadece bir “hedef” olursunuz. İmaj bir süs değil, bir stratejidir. Müşterinizin zihninde hangi mevziyi tuttuğunuz, banka hesabınızdaki rakamlardan daha kritiktir.
Bir kriz anında sizi kurtaracak olan şey sadece sermayeniz değil, yıllardır inşa ettiğiniz o sarsılmaz “profesyonel imajdır”. İmajı zayıf olanlar ilk rüzgarda devrilirken, imajını hukuki ciddiyet ve kaliteyle tahkim edenler fırtınadan güçlenerek çıkar.
Savaşın Kuralı: Önce Sen Tanımla
Rakiplerinizin hakkınızda ne düşündüğünü umursamıyor olabilirsiniz, ama müşterilerinizin ne duyduğu sizin kaderinizdir. Uygun Patent olarak biz, müvekkillerimizin sadece isimlerini değil, piyasadaki “dokunulmazlıklarını” tescil ediyoruz. Çünkü imaj savaşı; taklitlerinize, rakiplerinize ve piyasadaki algı operasyonlarına karşı verilen bir hak mücadelesidir.
Profesyonellikten ödün verdiğiniz her an, cepheden bir adım geri çekiliyorsunuz demektir. Eğer piyasada saygı görmek istiyorsanız; imajınızı bir hobi gibi değil, bir ordu gibi yönetmelisiniz.
Sonuç olarak;
İmaj bir vitrin süsü değil, bir varoluş mücadelesidir. Bu savaşta ya stratejinizle en önde olursunuz ya da başkalarının sizin hakkınızda yazdığı hikayede figüran kalırsınız.
Seçim sizin: Savaşacak mısınız, yoksa teslim mi olacaksınız?
