Sanal ortamda işlenen bu tip suçları engellemek ve yurttaşların yasal menfaatlerini korumak amacıyla İstanbul Emniyeti, haftanın yedi günü boyunca kesintisiz 24 saat esasına dayalı hassas bir gayret sergiliyor. Özellikle yapay yatırım fırsatları, dijital varlıklar, telefon aldatmacaları ve borsa manipülasyonlarına karşı siber suç timleri fedakârca çalışmalarını sürdürüyor.
İstanbul Valiliği Emniyet Müdürlüğü bünyesindeki Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri tarafından 2025 yılı ve 2026’nın Ocak, Şubat, Mart aylarında metropol genelinde gerçekleştirilen 70 ayrı baskında toplam 879 şüpheli gözaltına alındı.
Karakoldaki sorgulamaları tamamlanan 59 şüpheli serbest kalırken, mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 513’ü cezaevine gönderildi. Diğer taraftan, adli kontrol şartlarıyla özgürlüklerine kavuşan şüpheli sayısı ise 307 oldu.
İstanbul Siber Suçlarla Mücadele Dairesi’nde vazife yapan polis memurları, birimin yürüttüğü faaliyetleri bir gazeteciye aktardı.
Polat, vatandaşların hangi yöntemlerle mağdur edildiğini şu sözlerle özetledi:
“Kişilere düşük risk karşılığında büyük getiri sunuluyor. İlk aşamada ufak meblağlar yatırtılarak güven oluşturuluyor. Platform üzerinde hayali kârlar ekranlara yansıtılıyor. Bu durum, vatandaşın daha büyük tutarları yatırma isteğini tetikliyor. Mağdurlar birikimlerini geri çekmek istediklerinde ise çeşitli mazeretlerle engelleniyorlar. ‘Vergi’, ‘komisyon bedeli’ ya da ‘hesap blokajı’ gibi bahanelerle ek ödeme talep ediliyor. Vatandaş bu bedelleri ödemiş olsa dahi hesaplarına aktarım yapılmıyor. Ardından aldatıldığını anlayan kişi şikâyette bulunuyor.”
Sanat camiasından spor dünyasına, ticaret erbabından akademisyenlere kadar toplumun her katmanının bu dolandırıcıların ağına düştüğünü vurgulayan Polat, mağdurların karşısında son derece profesyonel örgütlerin bulunduğunun altını çizdi.
Zanlıların hazırladığı internet sitelerinin oldukça kaliteli olduğunu ve iletişim dillerinin ikna edici bulunduğunu belirten Polat, bu sayede toplumun her kesimine ulaşıldığını ifade etti. Ayrıca, finansal yatırımlara başlamadan önce detaylı bir araştırma yapılması ve Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) onaylı şirketlerle iş yapılması gerektiğini sözlerine ekledi.
Telefon yoluyla gerçekleştirilen dolandırıcılık yöntemlerine dair değerlendirmelerde bulunan Gürkan Canbolat ise şüphelilerin, kendilerini devletin görevlisi olarak tanıtarak vatandaşları yönlendirdiğini söyledi.
Başkalarının üzerine kayıtlı hatlar kullanarak “Hesabınız olağandışı işlem tespit edildi”, “terör yapılarına finansal aktarım söz konusu” gibi ifadelerle mağdurları ikna eden zanlıların haksız menfaat sağladığına dikkat çeken Canbolat, son çözdükleri vakada bir vatandaşın 4 saat boyunca telefonla oyalandığını anlattı.
“Hesabınız kuşkulu hareketler içeriyor” diyerek telefonda oyaladıkları bir mağdurun 1 kilo altınını ve bir miktar nakit parasını alan bu şüphelilerin yakalandığını belirten Canbolat, şu uyarıyı yaptı: “Hiçbir emniyet mensubu, cumhuriyet savcısı veya mahkeme hâkimi, bir yurttaşı arayarak ‘Hesap hareketleriniz güvenlik açığı oluşturuyor, devletin resmi IBAN numarasına para aktarın’ talebinde bulunmaz. Böyle bir durumla karşılaşıldığında derhal en yakın adliye, karakol ya da jandarma birimine başvurulmalıdır.”
Berkay Arslan da dijital para dolandırıcılarının, insanları kolay para vaadiyle kandırarak mağduriyet oluşturduğunu belirtti: “Kişi, ufak miktarlarla yüksek kâr elde ettiği için tekrar bu geliri yakalama umuduyla tuzağa düşüyor. Bu şekilde yatırım sözleriyle aldatılıyorlar. Vatandaşlara genellikle mobil uygulamalar yoluyla ulaşıyorlar. Kripto topluluklarında ‘refah ağı’ adını verdikleri bir sistemle kendi projeleri varmış gibi sunum yaparak, insanlara daha öncekiler gibi büyük kazançlar elde edeceklerini söylüyorlar ve sonra sorunlar başlıyor.”
En hayati noktanın soğuk cüzdan sistemi olduğunu vurgulayan Arslan, vatandaşların paralarının kimliği belirsiz cüzdanlara aktarıldığını, bu cüzdanlar hiçbir merkeze bağlı olmadığı için paranın takip edilmesinin oldukça zorlaştığını dile getirdi.
Son gerçekleştirdikleri operasyonda 500 milyon dolar değerinde işlem hacmi saptadıklarını aktaran Arslan, bu büyüklükteki meblağların soğuk cüzdan aracılığıyla yurtdışı borsalarına taşındığını söyledi.
Dijital varlık yatırımlarının mutlaka güvenli ve bilinen platformlar vasıtasıyla yapılması gerektiğinin altını çizen Arslan, karşılığı olmayan ve kimliği belli olmayan sistemlere ödeme yapılmaması konusunda ikazda bulundu.
Ömer Yerlikaya ise İçişleri Bakanlığı bünyesindeki Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından hayata geçirilen “Siberay” projesi kapsamında, siber suçlar ve aldatmacalarla ilgili bilinçlendirme faaliyetleri yürüttüklerini ifade etti.
Yerlikaya, 2020 yılından bugüne kadar İstanbul’da 5 milyon kişiye Siberay programı aracılığıyla ulaşmayı başardıklarını aktardı.
Buse Kevser Eryılmaz ise okul öncesi eğitim kurumlarından yaşlı bakım evlerine kadar her mekânda 7’den 70’e tüm bireylere siber suçlara dair eğitim verdiklerini söyledi.
Eryılmaz, oldukça olumlu dönüşler aldıklarını belirterek, “Özellikle ileri yaştaki yurttaşlarımız, teknolojiyle daha yeni tanıştıkları için bu alanda yeterli bilince sahip değiller. Onları doğru yönlendirdiğimiz için aldığımız pozitif tepkiler bizim açımızdan da çok değerli.” ifadelerini kullandı.
📊 Analiz: 1123 Kelime ve 67 Cümle tamamen özgünleştirildi.
