Yönetim Rotası Sesli Haber

Hazır • Tıkla ve dinle

0
👁️ 32.804
👍 9

Risk Azalıyor mu, Sadece Erteleniyor mu?

Küresel piyasalar son günlerde aynı soruya cevap arıyor: Jeopolitik riskler gerçekten azalıyor mu, yoksa sadece fiyatlamalar mı öne çekildi?
Bu sorunun merkezinde ise bir kez daha Donald Trump yer alıyor.

Trump’ın İran’a yönelik askeri müdahale söylemini yumuşatması, Tahran hattında “şimdilik” bir rahatlama algısı yarattı. Bu algının ilk yansıması emtia cephesinde görüldü. Altı gündür yükselen petrol fiyatları ilk kez geri çekilirken, kritik minerallerde gümrük vergilerinin ertelenmesiyle sert ralli yapan gümüşte de kar satışları başladı. Burada dikkat çekici olan nokta, piyasanın tehdidin ortadan kalkmasına değil, ertelenmesine razı olması. Yani risk fiyatlamadan tamamen çıkmadı; yalnızca zaman kazandı.

ABD tarafında bir diğer önemli başlık, Trump’ın Federal Reserve ve Fed Başkanı Jerome Powell ile ilgili mesajlarıydı. Adalet Bakanlığı’nın Fed harcamalarına yönelik soruşturmasına rağmen Powell’ın görevden alınmayacağının açıkça söylenmesi, para politikası bağımsızlığına dair endişelerin şimdilik yatışmasını sağladı. Bu açıklama, özellikle tahvil ve hisse senedi piyasalarında “kurumsal istikrar” algısını destekleyen bir unsur olarak öne çıktı.

Ancak ABD borsalarında bu rahatlama homojen bir iyimserliğe dönüşmedi. Teknoloji hisseleri öncülüğünde gelen satışlar, riskten kaçışın genel değil, seçici olduğunu gösterdi. Nasdaq’ta yaşanan %1’lik düşüş, yarı iletkenler ve büyük teknoloji hisselerinde regülasyon ve kâr beklentisi kaynaklı temkinin sürdüğüne işaret etti. Özellikle ABD’nin Çin’e yönelik çip ihracatına yeşil ışık yakarken, seçili yarı iletken ithalatına %25 gümrük vergisi getirmesi, politika mesajlarının hâlâ çelişkili algılandığını ortaya koyuyor.

Bu noktada devreye giren en güçlü dengeleyici unsur, yapay zekâ teması oldu. Taiwan Semiconductor Manufacturing Company (TSMC)’nin bu yıl sermaye harcamalarını 56 milyar dolara kadar çıkarma planı, küresel AI talebinin geçici bir heves değil, yapısal bir dönüşüm olduğu algısını yeniden güçlendirdi. Bu beklenti, Nasdaq 100 vadeli işlemlerine destek verirken, yarı iletken ekosisteminde daha geniş tabanlı bir toparlanmayı tetikledi. ASML, Applied Materials ve Lam Research gibi şirketlerde görülen güçlü alımlar, yatırımcının “mega-cap dışına” doğru kontrollü bir risk genişlemesine gittiğini gösteriyor.

Avrupa cephesinde ise tablo daha net ve daha sakin. Almanya ekonomisinin, kamu harcamalarının sanayi kaynaklı durgunluğu dengelemesiyle 2022’den bu yana ilk kez yıllık bazda büyüme kaydetmesi, kıtanın resesyon korkularını önemli ölçüde hafifletti. İngiltere’de sanayi üretimindeki toparlanmanın büyümeyi son beş ayın zirvesine taşıması da bu iyimserliği destekliyor. Buna rağmen Avrupa endekslerinde sektör bazlı ayrışmalar dikkat çekiyor; savunmacı sağlık hisseleri öne çıkarken, sanayi ve döngüsel sektörlerde temkin korunuyor.

Asya-Pasifik tarafında ise tablo daha kırılgan. Japonya’da maliyet baskılarının hafiflediğine işaret eden veriler para politikası açısından rahatlatıcı olsa da, jeopolitik riskler ve küresel ticaret finansmanına dair belirsizlikler bölge piyasalarında ihtiyatlı duruşu sürdürüyor. Nikkei ve Hang Seng’deki geri çekilmeler, küresel risk algısının Asya sabahında hâlâ negatif tarafta kaldığını gösteriyor.

Genel resme bakıldığında, küresel piyasaların “risk-off”tan çıkıp “seçici risk-on” moduna geçtiği söylenebilir. Jeopolitik tansiyon tamamen ortadan kalkmış değil; ancak yatırımcılar, kısa vadede sert şoklar yerine kontrollü dalgalanmalara razı. Yapay zekâ ve teknoloji yatırımları bu denklemin taşıyıcı kolonu olmaya devam ederken, banka hisseleri ve geleneksel döngüsel sektörler bilanço sezonunda sınanmaya devam edecek.

Özetle:
Piyasalar şu an rahat değil, rahatlamış gibi davranıyor. Bu fark küçük görünebilir; ama önümüzdeki haftalarda fiyatlamaları belirleyecek temel ayrım tam da burada yatıyor.

Habere Yorum Yap

Görüşlerinizi diğer okurlarla paylaşın

Hızlı İfade:
👏Tebrik
Onay
💡Fikir
📍Önemli
🎖️Başarı
✍️Katkı

Haberlerde Ara