Henüz zamanın saati kurulmamış, yıldızlar yerini almamışken; her şey derin bir sessizlikten ibaretti. Derken o sessizlik bozuldu ve kâinat bir “İsim” ile varlık kazandı. Çünkü isimlendirilmeyen hiçbir şey var olmamış sayılırdı. Dağlar adını alana dek sadece birer yığındı; gökyüzü adını alana dek uçsuz buçsuz bir boşluktu.
Beşikten Mezarın Ötesine
Dünyaya gözümüzü açtığımızda, bize verilen ilk hediye bir oyuncak veya bir mal varlığı değildi. Kulağımıza fısıldanan bir isimdi. Babanız size o isimle seslendiğinde, size bu dünyadaki yerinizi, sınırlarınızı ve kimliğinizi bağışladı. Siz evladınıza seslendiğinizde, ona aslında hayattaki ilk ve en büyük mülkünü teslim ettiniz.
Sadece bu dünyada mı? Hayır. Kadim metinler ve inançlar der ki; cennetin kapısında da, hesabın görüldüğü o çetin meydanda da insanlar isimleriyle çağrılacak. Varlık, ismin etrafında döner; yokluk ise isimsizliktir.
İsim Olmasaydı Ne Derdiniz?
Bir an durun ve düşünün: İsim olmasaydı ne derdiniz? Sevgilinize nasıl seslenirdiniz? Emeğinizi nasıl tarif ederdiniz? “Ben yaptım” dediğiniz o şaheseri kime mal ederdiniz?
İsim olmasaydı, tarih dilsiz kalırdı. Ne kralların şanı, ne sanatkârın imzası, ne de bir babanın mirası kalırdı. İsim olmasaydı, dünya devasa bir belirsizlik yığınına dönüşürdü. “O” dediler, “Şu” dediler ama asla “Sen” diyemezlerdi. Çünkü sizi “Siz” yapan, o ismin altına doldurduğunuz hayat hikâyesidir.
En Büyük Hakikat: İsminize Sahip Çıkın
İsim, bir insanın veya bir markanın dünyadaki tek silinmez izidir. Alın terinizle bir isim inşa edersiniz; yıllarınızı, gecenizi gündüzünüze katarsınız. Ama eğer o isme sahip çıkmazsanız, o isim tescil edilmemişse; rüzgârın önündeki bir toz zerresi kadar savunmasızdır. Başkaları sizin isminizle konuşmaya başladığında, sizin sesiniz kısılır.
Peki, şimdi kendinize sorun:
Evladınıza bıraktığınız o şerefli isim, ya da tırnaklarınızla kazıyarak kurduğunuz o marka… Gerçekten size mi ait, yoksa sadece ödünç mü aldınız?
Mülkiyet, isimle başlar; tescille mühürlenir.
Uygun Patent olarak biz, sadece marka tescili yapmıyoruz; biz sizin geçmişinizi koruyor, geleceğinizi garanti altına alıyoruz. Çünkü biliyoruz ki; dünyadan göçüp gittiğinizde geride kalan tek mülkünüz, isminiz olacaktır.
İsminize sahip çıkın. O sizin her şeyiniz.
