“Maaşım üzerinden zaten vergi kesiliyor” düşüncesiyle hareket eden milyonlarca çalışan için yeni bir dönem başladı. Pek çok kişi vergi yükümlülüğünün yalnızca işverenlere veya kira geliri elde edenlere ait olduğunu zannederken, Türkiye Gazetesi yazarı İsa Karakaş bunun ciddi bir yanılgı olduğunu vurguladı.
Gelir vergisi düzenlemelerine göre, yalnızca işverenler ya da kira geliri sağlayanlar değil, belirli koşullarda çalışanlar da doğrudan vergi mükellefi olabiliyor. Karakaş, ücret kavramının yalnızca maaş ödemesini kapsamadığını; prim, ikramiye, huzur hakkı, tahsisat ve bazı tazminatların da bu kapsamda değerlendirildiğini belirtti. Ayrıca nakit olarak verilen yemek ve yol yardımlarında günlük sınırların aşılması halinde bu ödemelerin de vergilendirildiğini ifade etti.
2025 yılı gelirleri için 2026 Mart ayında beyanname verilmesi gereken durumlar şöyle sıralandı: Tek işverenden elde edilen yıllık brüt kazancın 4 milyon 300 bin TL’yi geçmesi, birden fazla işverenden gelir sağlanması ve ikinci işverenden alınan ücretin 330 bin TL’nin üzerinde olması, tüm işverenlerden elde edilen toplam gelirin 4 milyon 300 bin TL’yi aşması.
Eğitim ve sağlık harcamaları, hayat sigortası primleri, bağış ve yardımlar ile sponsorluk giderlerinin belirli oranlarda matrahtan indirilebileceğini hatırlatan Karakaş, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın “Hazır Beyan Sistemi” üzerinden işlemlerin kolayca yapılabildiğini söyledi. Beyanname için son tarihin 31 Mart 2026 olduğunu, hesaplanan verginin ise mart ve temmuz aylarında iki taksit halinde ödenebileceğini açıkladı.
Doğru ve zamanında beyanın hem yasal yükümlülükleri yerine getirmek hem de olası cezaları önlemek açısından hayati olduğunu vurgulayan Karakaş, “Vergi, vatandaşlık görevidir. Hazır Beyan Sistemi sayesinde işlemler birkaç dakika içinde tamamlanabiliyor” değerlendirmesinde bulundu.
