Kızılderililere ait bir sözmuş bu ölü at teorisi. Diyor ki;
“Ölü bir ata bindiğinizi keşfettiğinizde, en iyi strateji attan inmektir.”
Başarısız bir durumda, o başarısızlığı ne kadar hızlı kabul edersen başarı ihtimaline o kadar yaklaşırsın. Günümüzde kurumsal iş hayatında ve siyasette ise bu süreç olabildiğince uzatılır.
Şirkette kimse atın ölü olduğu gerçeğine dokunmadan alternatif çözüm fikri kalabalıkları üretir.
Peki, (çeşitli gerekçelerle) attan hemen inemeyenler ne yaparlar?
- Daha güçlü bir kırbaç satın alırlar.
- Sürücüleri değiştirmeyi düşünürler.
- Atı ölümle tehdit ederler.
- Atın incelenmesi için bir komite oluştururlar.
- Başkalarının ölü atlara nasıl bindiğini görmek için başka ülkelere inceleme gezileri düzenlerler.
- Yaşama standartlarına ölü atların da dahil edilebilmesi için standartları düşürürler.
- Ölen atın ‘yaşayan engelli’ olarak yeniden sınıflandırılmasını sağlarlar.
- Atlardan beklenen performans kriterlerini yeniden yazılmasını önerirler.
- Ölü atı sürmeye razı olacak şekilde dışarıdan taşeron kiralarlar.
- Hızı arttırmak için birden fazla ölü atı bir araya koşumlarlar.
- Ek fon sağlanırsa ölen atın performansını artırabileceklerini söylerler.
- Ölü at güzellemesi yaparlar. Ölü atın beslenmesine gerek olmadığı için daha az maliyetli olduğunu ve bu nedenle ekonominin karlılığına diğer bazı atlardan çok daha fazla katkıda bulunduğunu beyan ederler.
Peki, Yazılım Projelerindeki Ölü Atlar?
Google+ (2011-2019)
- Hedef: Facebook’a rakip olacak bir sosyal medya platformu oluşturmaktı.
- Sorunlar: Rekabetçi bir pazarda geç kaldığını kabul edemediler. Kullanıcı ilgisi düşük kaldı, Facebook’un zirveye tırmandığı dönemde bir türlü tutunamadı.
- Atın ölü olduğunu söyleyemedikçe; Kullanıcıları zorla platforma çekmek için YouTube yorum sistemini Google+ hesaplarına bağladılar ama bu kullanıcılar arasında büyük tepkiye yol açtı. Çeşitli güncellemelerle ürünü “yeniden keşfetmeye” çalışmak ama temel sorun görülemedi.
Google+, yaklaşık 8 yıl boyunca Google’ın kaynaklarını tüketti. 2018’de platform, güvenlik açıklarının ve düşük kullanıcı etkileşiminin bir sonucu olarak kapatıldı. Güvenlik sorunları, özellikle 500 bin kullanıcıyı etkileyen bir veri ihlali, kapanış kararını hızlandırdı.
Amazon Fire Phone (2014)
- Hedef: Apple ve Samsung gibi devlerin hakimiyetinde olan akıllı telefon pazarına girerek yenilikçi bir cihaz sunmaktı.
- Sorunlar: Ürün fiyatları çok yüksekti, uygulama desteği eksikti, performansı vasat ve işletim sistemi farklı bu cihaz kullanıcıları cezbetmedi.
- Atın ölü olduğunu söyleyemedikçe; “3D Görüntüleme” gibi gereksiz özellikleri öne çıkarıp kullanıcıların ilgisini çekmeye çalıştılar. Telefona bağlı özel uygulama deneyimi yaratma çabasıyla Amazon ekosistemine bağımlılığı artırdılar.
Fire Phone, Amazon’a 170 milyon dolardan fazla zarar ettirdi ve piyasada sadece bir yıl kalabildi. 2015 yılında cihazın üretimi tamamen durduruldu.
Microsoft Zune (2006-2012)
- Hedef: iPod’un karşısına güçlü bir rakip çıkararak taşınabilir müzik çalar pazarında liderlik kazanmaktı.
- Sorunlar: Pazar zaten iPod’un kontrolündeydi, Zune’in tasarımı ve özellikleri farklılık yaratmadı, kullanıcı deneyimi zayıftı.
- Atın ölü olduğunu söyleyemedikçe; Yeni yazılım güncellemeleri ve renkli cihaz seçenekleriyle kullanıcılara “yenilik” sunmaya çalışma.”Sosyal Zune” gibi, kullanıcıların müzik paylaşımına odaklanan işlevler geliştirdiler ama hiçbirisi kullanıcıyı çekemedi.
Google Glass (2013-2015)
- Hedef: Giyilebilir teknoloji pazarında devrim yaratarak, artırılmış gerçeklik gözlükleriyle kullanıcıların günlük yaşamlarını zenginleştirmekti.
- Sorunlar: Ürünün fiyatı yüksekti, kullanıcıların gizlilik endişelerini gideremiyordu. Pil ömrü sınırlı ve işlevleri kısıtlıydı.
- Atın ölü olduğunu söyleyemedikçe; Ürünü kurumsal ve endüstriyel kullanıma yönlendirmeye çalıştıar, geliştirici topluluklarını yeni uygulamalar geliştirmeye teşvik etmeyi çabaladılar.
Küçük Şirketlerde Ölü At Teorisi
Bu sadece dev şirketler için değil, küçük girişimler için de önemli bir problem. Hatta çok daha önemli.
Neticede, büyük şirketlerde bir nakit akışı var ama küçük şirketlerde bunu söyleyememek belki de önemli bir sermayenin erimesine neden olur, hatta tekrar deneme fırsatı bile bulamayacak duruma gelebilir.
En Yakın Dönüş Noktası Neresi?
Atın ölü olduğunu kabul etmek için en yakın dönüş noktası, net başarı kriterleri, düzenli analizler ve bilişsel yanılgılardan kaçınma becerisiyle belirlenebilir.
Veriye dayalı, nesnel ve stratejik bir yaklaşım benimsemek, projelerin gereksiz yere sürdürülmesini önleyerek kaynakları daha verimli kullanmanızı sağlar.
