Yönetim Rotası Sesli Haber

Hazır • Tıkla ve dinle

0
👁️ 58.671
👍 47

Sanatın öğretici, pragmatist (yaratıcı , faydacı ) veya ahlaki görevlerinden arınması, “sanat sanat içindir” anlamını içerir. “Sanat sanat içindir” sözü, Fransızca “l’art pour l’art” söyleminden Türkçeye çevrilmiştir.
​Sanatın sanat için mi, yoksa toplum için mi olduğu yıllardır bir tartışma konusudur. Hemen hemen tüm sanat etkinliklerine katılan bir sanatsever olarak her iki söylemden yanayım.
​Tarihte “sanat sanat içindir” söylemini destekleyen kübizm, parnasizm, fütürizm gibi akımlar olmuştur. Bu söylem daha çok sanatta estetik kaygıları ön planda tutar.
​”Sanat toplum içindir” anlayışı ise romantizm ile ilişkilendirilir. Bu söylem özellikle toplumsal olaylarda gündem olur. Örneğin; Kurtuluş Savaşı’ndan sonra sanat kaybolmak üzereyken yeniden şahlanmıştır. Yani bu anlayışa göre sanat, toplumun ihtiyacı olduğunda topluma hizmet eder. Bu söylemi destekleyen romantizm, natüralizm, sosyalist gerçekçilik gibi akımlar vardır.
​İngiliz şarkıcı ve besteci Adele bir röportajında, “Herkes TikTok için beste yapabilir ama ben benim gibiler için yapacağım,” diyor. Bu da “sanat toplum içindir” söylemini destekliyor.
​Bu yazıyı yazmadan önce sanatsever birkaç dostuma bu konudaki fikirlerini sordum. Birisi; aslında sanatçıların her ikisini de yaptığını, topluma hizmet edenin de sanata hizmet edenin de olduğunu belirtti. “Eğer sanatçı bunu meslek edindiyse sanatı toplum için kullanacaktır, çünkü karşılığını toplumdan alması gerekir,” derken bir başkası; sanatçı kendi iradesiyle kendini anlattığı için sanatın sanat için yapılması gerektiğini söyledi. Yine bir başka dostum; sanat üreten ve sanatçının düşüncesine önem veren toplumların refah seviyesi yüksek toplumlar olduğunu, önemli olanın sanatın kimin için yapıldığı değil, sanatçının üretmesi olduğunu belirtti.
​Aslında bu üç görüşten çıkan sonuç; sanatın önemsendiği toplumların yüksek refah seviyesine sahip olduğu, her iki söylemin de insana ve topluma hem üretkenlik hem insanlık hem de farklı bakış açıları katıyor olmasıdır.
​Söz konusu sanat olunca Atatürk’ün sanatla ilgili sözlerinden birini yazmadan geçemedim. Atatürk: “İnsanlarda bir takım ince, yüksek ve asil duygular vardır ki insan onlarla yaşar. İşte o ince, yüksek, derin ve asil duyguları en çok duyabilen ve diğer insanlara duyurabilen şairdir,” der. Son yıllarda kaybettiğimiz asil duyguları bu sözle ne güzel dile getirmiş.
​Üstelik sanat bir terapi aracı olarak da kullanılmaktadır. Buna “sanat terapisi” denir. Bu yöntemle insanın kendini ifade etmesi sağlanır. Stresle başa çıkma ve iyileşme süreçlerine destek olan yaratıcı bir psikoterapi yöntemiyle iyileşmeler gerçekleşmektedir.
​Peki siz sanat konusunda ne düşünüyorsunuz? Hangi söylemi destekliyorsunuz?
​SON SÖZ: Müzik, resim, heykel, dans, tiyatro… Hangi alanda olursa olsun ruhunuzun şifalanması ve çocuklarınızın iyiliği için kendinizi ve çocuğunuzu bir sanat dalıyla meşgul edin. Hayatınız güzelleşecektir. Ben buna inanıyorum.

Habere Yorum Yap

Görüşlerinizi diğer okurlarla paylaşın

Hızlı İfade:
👏Tebrik
Onay
💡Fikir
📍Önemli
🎖️Başarı
✍️Katkı

Haberlerde Ara