Pırlanta Gençlerimiz İçin Bir Vefa Seferberliği: Ahilik Ruhunu Yeniden Diriltmek
Bugün Türkiye’nin en büyük zenginliği ne yer altı kaynaklarıdır ne de gökdelenleridir. Asıl hazinemiz, elinde diplomasıyla gelecek hayali kuran, gözleri ışıl ışıl ama gönlü kırık pırlanta gençlerimizdir. Her yıl binlerce lise, ön lisans, lisans ve hatta yüksek lisans mezunu gencimiz, kendi mesleğini icra edememenin verdiği derin mahcubiyetle ya evlerinde ailelerinin eline bakmakta ya da geçici işlerde, şantiyelerde, servis sektöründe ter dökerek hayata küsmektedir. Bu yalnızca bir işsizlik rakamı değil; ülkenin istikbalinden çalınan büyük bir sermayedir.
Üniversite sıralarında yıllarını vermiş, gecelerini ders çalışarak geçirmiş, staj yapmış, projeler üretmiş bir gencin “İnşaatlarda amele olarak çalışıyorum” ya da “Mezun olduktan iki yıl sonra hâlâ bir kafede garsonum” demesi sadece bireysel bir hayal kırıklığı değildir. Bu, emeğin, eğitimin ve umudun israfıdır. Her atıl duran genç beyin, aslında ülkemizin yarınlarından çalınan bir potansiyeldir.
Bu tabloya seyirci kalmamak için kadim medeniyetimizin köklü kurumlarından birine, Ahilik teşkilatına yeniden bakmamız gerekiyor. Ahilik, 13. yüzyıldan beri Anadolu’da sadece bir esnaf dayanışması değil; aynı zamanda bir ahlak, terbiye, meslek ve gönül okuludur. Ahilikte usta, çırağına sadece mesleğin inceliklerini öğretmez; ona doğruluğu, sabrı, helal kazancı, topluma faydalı olmayı da öğretir. “Elinden, dilinden, belinden emin olmak” ahiliğin temel şiarıdır. Bugün bu ruhu yeniden canlandırmak, iş dünyamızın ve sivil toplumumuzun en önemli sorumluluğudur.
İş insanlarımıza sesleniyorum: Gençlerimize yalnızca bir “personel” ya da “maliyet kalemi” gözüyle bakmayalım. Onlara mesleğinizin püf noktalarını, sektörün dinamiklerini, müşteri ilişkilerini, etik duruşu öğreten birer usta olalım. Bir gencin elinden tutmak, bir ülkenin kalkınmasına omuz vermektir. Küçük bir atölyede, büyük bir fabrikada, bir danışmanlık şirketinde her gencin içinde bir cevher vardır; onu ortaya çıkaracak olan bilgi ve tecrübe paylaşımıdır.
Kültür derneklerimize sesleniyorum: Sizler toplumun kılcal damarlarısınız. Mahallenizdeki, köyünüzdeki, ilçenizdeki cevherleri keşfedin. Onları tecrübe sahibi iş insanlarıyla buluşturacak köprüler kurun. Düzenleyeceğiniz kariyer günleri, mentorluk programları, staj organizasyonları sayesinde bir gencin kaderini değiştirebilirsiniz.
Uygun Patent ve Yönetim Rotası vizyonuyla diyoruz ki: Bu pırlanta gençlerin zayi olmasına seyirci kalmayalım. Eğer her meslek mensubu, her iş insanı bir gencin yol arkadaşı olsa, ona mesleki vizyon katsa, bu küskünlük yerini üretime, umuda ve milli kalkınmaya bırakacaktır. Bu sadece bir proje değil, bu topraklara, bu millete bir vefa borcudur.
Gelin, bu sessiz çığlığı bir kalkınma seferberliğine dönüştürelim. “Benim de bu çorbada tuzum olsun, bir gencin elinden de ben tutarım” diyen herkesi aramızda görmekten onur duyarız. İlgi ve desteğinizle bu niyetimizi profesyonel bir yol haritasına, somut projelere dökmeye hazırız. Unutmayalım: Gelecek, el verdiğimiz gençlerin omuzlarında yükselecektir.
Bir CV Bankamıza ve bize rota@yonetimrotasi.com.tr adresinden bize ulaşabilirsiniz. CV göndermek için tıklayın.

