Yönetim Rotası Sesli Haber

Hazır • Tıkla ve dinle

0
👁️ 68.796
👍 9

2025 yılı, küresel finansal piyasalar açısından ABD öncülüğünde risk iştahının yüksek seyrettiği, buna karşın güvenli liman arayışının da güçlü kaldığı bir yıl olarak geride kaldı. Küresel hisse senedi piyasalarında teknoloji ve yapay zekâ temalı şirketlerin öncülüğünde güçlü yükselişler görülürken, altın ve gümüş başta olmak üzere değerli metaller merkez bankası alımları ve jeopolitik belirsizliklerin etkisiyle tarihi zirvelere ulaştı. Tahvil piyasalarında ise para politikası beklentileri etrafında dalgalı fakat dengelenmeye çalışan bir görünüm hâkimdi.

ABD ekonomisi, 2025 boyunca tarife artışları ve sıkı finansal koşulların büyümeyi sert biçimde yavaşlatacağı yönündeki beklentilere rağmen görece dirençli bir performans sergiledi. Güçlü iç talep ve istihdam piyasasının yılın ilk yarısındaki sağlam duruşu büyümeyi desteklerken, kredi kanalı ve konut piyasasında sıkılaşmanın gecikmeli etkileri daha belirgin hale geldi. Enflasyon cephesinde manşet göstergelerde gerileme görülse de, çekirdek ve hizmet enflasyonundaki katılık para politikasında temkinli duruşu beraberinde getirdi. Bu çerçevede Federal Reserve, faiz indirimlerine rağmen iletişim tonunu ihtiyatlı tutarak 2026’ya ilişkin beklentilerde belirsizliğin korunmasına neden oldu.

Euro Bölgesi’nde ise 2025, zayıf büyüme görünümünün devam ettiği bir yıl oldu. Sanayi üretimi ve dış talepteki kırılganlık, sıkı finansal koşulların kredi büyümesini sınırlamasıyla birleşerek ekonomik aktivite üzerinde baskı yarattı. Enflasyonda enerji fiyatlarının normalleşmesi ve talep zayıflığı dezenflasyon sürecini desteklerken, ücret artışları ve hizmet enflasyonu European Central Bank için temkinli duruşun sürmesine neden oldu. Jeopolitik riskler ve savunma harcamalarındaki artış da bölge ekonomisi açısından belirsizlik unsuru olmaya devam etti.

Asya tarafında Çin ekonomisi, hedefli para ve maliye politikası adımlarıyla büyümede dengeyi korumaya çalışırken; Japonya’da genişlemeci maliye politikası söylemi ve kamu harcamalarındaki artış tahvil getirilerini yukarı çekti. Bu durum, 2026’ya girerken Japon varlıklarında oynaklığın artabileceğine işaret ediyor.

Küresel piyasalarda riskli varlıklar, yıl genelinde dezenflasyon sürecinin ilerlemesi ve para politikasında kademeli normalleşme beklentilerinden destek buldu. ABD ve Avrupa borsalarında rekor seviyeler test edilirken, değerli metallerde güvenli liman talebi ön plana çıktı. Artan merkez bankası alımları ve rezerv çeşitlendirme eğilimi, altın ve gümüşte yükselişleri hızlandıran temel unsurlar oldu. Buna karşın, rallinin bir bölümünün düşük likidite ve momentum etkisiyle güçlendiği, 2026’nın ilk yarısında endüstriyel talep ve doların seyri açısından daha seçici bir fiyatlama sürecine girilebileceği değerlendiriliyor.

Yurt içinde ise 2025, finansal piyasalarda oynaklığın belirginleştiği ve yılın başındaki faiz indirim sürecinin tersine dönmesiyle finansal koşulların sıkılaştığı bir yıl olarak öne çıktı. Dezenflasyon süreci devam etse de ana eğilimdeki katılık, para politikası açısından temkinli yaklaşımı zorunlu kıldı. Buna rağmen iç talep kaynaklı büyüme korunurken, cari denge yönetilebilir seviyelerde kaldı. 2026’ya girerken enflasyonun seyri, dolarizasyon eğilimleri, sermaye akımları ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın atacağı adımlar, yurt içi piyasalar açısından belirleyici olacak.

Özetle 2025, küresel piyasalarda güçlü rallilerin ve tarihi rekorların yılı olurken, 2026’ya ticaret savaşları, jeopolitik gelişmeler ve para politikasına ilişkin belirsizliklerin gölgesinde giriliyor. Yeni yılda piyasa fiyatlamalarının yönünü, büyüme–enflasyon dengesi ile merkez bankalarının bu dengeye vereceği tepkiler belirleyecek.

Haydi yorum yap…

Habere Yorum Yap

Görüşlerinizi diğer okurlarla paylaşın

Hızlı İfade:
👏Tebrik
Onay
💡Fikir
📍Önemli
🎖️Başarı
✍️Katkı

Haberlerde Ara