Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Hatay Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi ziyaretlerinin akabinde AK Parti İl Başkanlığı’nda açıklamalarda bulundu. Bakan Güler, konuşmasında Hatay’ın tarih boyunca ticaret yollarının kavşağı, farklı inanç ve medeniyetlerin buluşma noktası olarak önemli bir kültür merkezi olduğunu vurguladı. Bu özelliğiyle kentin yalnızca bir sınır şehri olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin medeniyet anlayışının, çeşitlilik içinde birliğin ve kardeşlik bağlarının en belirgin simgelerinden biri haline geldiğini söyledi. Antakya’dan İskenderun’a, Kırıkhan’dan Arsuz’a, Reyhanlı’dan Yayladağı’na ve diğer tüm ilçelerine kadar bu kadim kentin her noktasında derin bir tarihi belleğin ve güçlü bir toplumsal birikimin izlerinin görüldüğünü ifade eden Güler, Hatay’ın bu tarihi değerini Misak-ı Milli’nin son mirası olarak ortaya koyduğunu ve uzun süre hasret kaldığı anavatana katılarak milli hafızada ayrıcalıklı bir konum edindiğini belirtti. Ona göre Hatay’ı özel kılan da işte bu zengin birikimdir. Ne var ki bu güzel şehir, 6 Şubat sarsıntılarında ağır bir sınav vererek büyük acılar yaşadı. O zorlu günlerin ızdırabını yüreklerinin derinliklerinde her an hissettiklerini dile getiren Güler, devletin tüm imkânsızlıklara rağmen bütün kurumlarıyla, her yaştan vatandaşın da depremzedelere yardım eli uzattığını kaydetti.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bölgedeki birliklerinin de depremin yıkıcı etkisine maruz kalmasına karşın ilk andan itibaren halkın yanında saf tuttuğunu aktaran Bakan Güler, devlet-millet dayanışmasının en güzel örneklerinden birinin sergilendiği bu ağır felaket karşısında yılmadan tek yürek olarak depremin izlerini silmeye koyulduklarını ve o günden bugüne önemli aşama kaydettiklerini söyledi. Hatay’ın bugün acısını vakarla yoğurarak yeniden ayağa kalkan, güçlü ve örnek bir kent olarak kendilerine umut aşıladığını dile getirdi. Cumhurbaşkanı’nın öncülüğünde başta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olmak üzere ilgili tüm kurumlarca Hatay’da geniş kapsamlı imar, inşa ve ihyâ çalışmaları yürütüldüğünü anlatan Güler, 2025 sonu itibarıyla 153 bin 755 konut, köy evi ve iş yerinin teslim edilmesinin bu büyük hamlenin en somut kanıtı olduğunu vurguladı. Kentin tarihi ve kültürel belleğini oluşturan mimari yapıların aslına uygun biçimde yeniden inşası için Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın da özenli çalışmalar yaptığını belirtti. Valilik, Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerinin de Hatay’ı yeniden bayındır kılmak için yoğun çaba harcadıklarını ifade eden Güler, bu tablonun güçlü devlet organizasyonunun, sağlam siyasi iradenin ve milletin sabırla yoğrulmuş direncinin eseri olduğunu söyledi. Depremin hemen ardından Hatay’a gelerek üç ayı aşkın süre burada bulunan bir kardeşleri olarak şehrin kaydettiği eşsiz gelişimi görmekten duyduğu memnuniyeti özellikle dile getirmek istediğini ekledi.
‘KRİZ VE ÇATIŞMALARIN SONU GELMİYOR’
Bakan Güler, başta Ortadoğu olmak üzere dünyanın oldukça hassas bir dönemeçten geçtiğine işaret ederek, birçok bölgede kriz ve çatışmaların ardının kesilmediğini belirtti. En son İran-İsrail ve ABD arasında yaşanan karşılıklı saldırıların yakın coğrafyanın ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdiğini ifade etti. Türkiye’nin bu süreçte saldırıların durması, ateşkes sağlanması ve diplomasinin tekrar işlerlik kazanması yönünde bir tavır benimsediğini söyleyen Güler, bunun yanında köklü devlet tecrübesi; güçlü, etkin ve caydırıcı ordusu, yerli ve millî savunma sanayisiyle karada, denizde, havada ve hudut boylarında her türlü gelişmeye karşı gereken tüm önlemleri titizlikle uyguladıklarını bildirdi. Türkiye’nin bugün bir istikrar adası olarak güvenliğin merkezi konumunu korurken, aynı zamanda müzakere masalarında ağırlığı hissedilen, sahada caydırıcılığı olan ve bulunduğu her coğrafyada güven telkin eden bir ülke olduğunu gururla ifade etti.
Bakan Güler, diğer yandan yaşanan kritik gelişmelere bağlı olarak tehdit çeşitliliğinin sürekli artmasının, iç cepheyi güçlendirmenin, millî birlik ve kardeşliği daha da pekiştirmenin ne kadar elzem olduğunu açıkça ortaya koyduğunu söyledi. Bu sebeple Cumhurbaşkanı’nın vizyoner liderliğinde yürütülen Terörsüz Türkiye hedefinin tarihî bir dönemeç olduğunu vurguladı. Bu hedefin, kalıcı huzur ve istikrar ortamıyla birlikte vatandaşların refahının artması, çocukların daha güvenli bir ülkede yetişmesi, kentlerin daha hızlı kalkınması, kaynakların terörle mücadeleden ziyade yatırıma, istihdama, eğitime ve altyapıya aktarılması anlamına geldiğini kaydetti. Kuşkusuz, çok kültürlü yapısıyla Türkiye’nin kardeşlik iklimini en iyi biçimde yansıtan Hatay gibi bir şehirde bu amacın değerinin daha da büyük olduğunu dile getirdi. Zira Hatay, asırlardır ayrışmanın değil bir arada yaşamanın, gerginliklerin değil kardeşliğin ve ortak aidiyetin şehridir.
Güler, Türkiye’nin bugün tarımdan ulaştırmaya, ekonomiden sağlığa ve çevre şehirciliğe kadar her sahada önemli ilerlemeler kaydettiğini söyledi. Yapılan yatırımlarla kentlerin çehresinin değiştiğini, gelişimlerinin hızlandığını belirtti. Bu şekilde Türkiye Yüzyılı amaçlarına adım adım yaklaşırken her bir kentin kendi potansiyeliyle bu kutlu yürüyüşün ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti. Teşkilatların da bu doğrultuda kendi bölgelerinde önemli sorumluluklar üstlendiğini söyleyen Güler, onların devlet hizmetlerini halka anlatan, vatandaşın beklentisini takip edip sorunlarına çözüm arayan bir görevi yerine getirdiklerini belirtti. Bu sorumluluğun siyasi bir vazife olmanın ötesinde gönüllere dokunma, eser ve hizmet siyaseti doğrultusunda Cumhurbaşkanı’na da güçlü bir destek olma meselesi olduğunu kaydetti. Bu anlayışla çalıştıklarını görmekten memnuniyet duyduğu teşkilat mensuplarının bundan sonra da durmadan, yorulmadan gayret ederek daha fazla insana dokunacaklarına, ülkeye hizmet için büyük bir heyecanla çalışmalarına devam edeceklerine yürekten inandığını sözlerine ekledi.
Bakan Güler, ziyaretin ardından katıldığı iftar programında şehit yakınları, gaziler ve Hataylılarla bir araya geldi. İftar sonrası yaptığı konuşmada, tarih boyunca kardeşlik ikliminin hâkim olduğu Hatay’da farklı inanç, kültür ve toplumsal unsurların yan yana ve huzur içinde yaşadığını belirtti. 6 Şubat depremlerinde yıkıma uğrayan Hatay’ın, tarihî ve kültürel zenginliklerine yaraşır bir biçimde yeniden inşa edildiğini ifade eden Güler, kentin yeniden mamur hâle gelmesi için çaba gösteren bakanlıklara, valiliğe, belediyelere, sivil toplum kuruluşlarına, kanaat önderlerine ve tüm Hataylılara teşekkür etti. Birlik olmanın ve millet olma bilincinin en güçlü şekilde ortaya konduğunu belirtti.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sınır güvenliğinden terörle mücadeleye kadar geniş bir alanda büyük bir başarıyla görev yaptığını kaydeden Güler, bölgedeki son gelişmelerin Türkiye’nin içeride birliğini korumasının tarihî bir sorumluluk olduğunu gösterdiğini söyledi. Türkiye Yüzyılı vizyonu çerçevesinde atılan tüm adımların hem ülkeyi hem de Hatay’ı daha güçlü ve daha gelişmiş kılmayı hedeflediğini belirten Bakan Güler, inşallah hep birlikte geleceğe güvenle yürüyeceklerini, ülkenin yükselişine imkân tanıyacak daha nice gurur verici hizmetlere imza atacaklarını söyledi. Bu yolda Hatay’ın kardeşliği esas alan manevi iklimi ile Hataylıların feraseti ve çalışkanlığının en önemli güvencelerden biri olduğunu ifade eden Güler, şehit aileleri ve gazilere sağlıklı, huzurlu bir ömür dileyerek tüm milletin Ramazan Bayramı’nı kutladı.
