Herkes başarıyı “eklemek” sanıyor; daha fazla para, daha fazla itibar, daha fazla mülk… Oysa başarı, aslında bir “eksiltme” sanatıdır. Bugün ulaştığınız o saygın koltuğa oturabilmek için, içinizdeki birçok “siz”i kurban etmek zorunda kaldınız.
Hiç durup düşündünüz mü? Bugünün “Ciddi ve Kararlı Patronu”nu yaratmak için, içinizdeki hangi neşeli çocuğu susturdunuz?
Başarı, Eski Halinizin Katilidir
Şirketinizin cirosu artarken, o eski “hesapsız kitapsız dostu” nerede bıraktınız? İş dünyasının o soğuk ve rasyonel dili, sizin eski samimi cümlelerinizi ne zaman boğdu? Bir zamanlar dünyayı gezmeyi hayal eden o genci, hangi toplantı odasında “emekli” ettiniz?
Gerçek şu ki; bir şeyi inşa ederken, başka bir şeyi yıkarsınız. İş dünyasında “yükselmek”, aslında eski kimliklerinizin mezarları üzerinde yükselmektir.
O Mezarları Hiç Ziyaret Ediyor musunuz?
Çoğu lider, arkasında bıraktığı o “eski kendisi” ile bağını tamamen koparır. Çünkü o eski haller, bugünün sert dünyasında birer “zayıflık” gibi görünür. Ama asıl tehlike buradadır: Eski hallerinizi tamamen gömdüğünüzde, sadece bir “unvana” dönüşürsünüz.
Dost acı söyler:
Bankadaki rakamlarınız büyüdükçe, ruhunuzdaki o “eski, neşeli, meraklı” adamın sesi azalıyorsa; bu bir kazanım değil, takastır. Ve bu takasın geri dönüşü yoktur.
Şimdi kendimize dürüst olalım:
Bugün aynaya baktığınızda gördüğünüz o “başarılı” adam, 20 yıl önceki o gencin hala tanıyabileceği biri mi? Yoksa o genç, bugünkü halinizle tanışsa “Ben bu adam olmak istememiştim” mi derdi?
Başarı bir varış noktası değil, kimlerden vazgeçtiğinizin listesidir.
Beğeni ve Yorum Yapın…
