Yönetim Rotası Sesli Haber

Hazır • Tıkla ve dinle

0
👁️ 76
👍 1

​Hayat bazen bizi sonu görünmeyen bir labirentin tam ortasına bırakır. Planlar yaparız, stratejiler geliştiririz, her ihtimali hesaplarız; ancak öyle bir an gelir ki, tüm veriler susar ve önümüzdeki sis bulutu dağılmaz. İşte o an, zihnin bittiği, kalbin ise asıl konuşmaya başladığı yerdir.

“Çözümü göremiyorum, yarın ne olacak bilmiyorum…”

​Bu cümle bir yenilgi değil, aksine insanın kendi sınırlarını kabul ettiği samimi bir itiraftır. Modern dünyanın üzerimize yüklediği “her şeyi kontrol etme” yanılgısından sıyrılmanın ilk adımıdır. İnsan, kendi acziyetini kabul ettiği ölçüde özgürleşir. Çünkü her şeyi biz çözmek zorunda değiliz.

​Karanlıktaki Sarsılmaz Işık: Şuara 62

​Tam bu belirsizliğin kalbinde, Hz. Musa’nın denizin kıyısında, arkasında Firavun’un ordusu varken söylediği o muazzam söz yankılanır:

“Rabbim şüphesiz benimledir, bana yol gösterecektir!” (Şuara, 26/62)

​Bu ayet, sadece tarihsel bir kıssayı anlatmaz; her birimizin kendi hayat denizindeki “çıkmaz sokaklarına” bir cevap sunar. “Çözümü göremiyorum” diyen insana, “Çözümü görmene gerek yok, Yol Gösterici’ye güvenmen yeterli” der.

​Teslimiyetin Gücü

​Teslimiyet, çabayı bırakmak değil, çabanın sonucunu o her şeyi bilen iradeye emanet etmektir. Bir labirentin içindeyken çıkışı göremeyebiliriz, ancak labirente yukarıdan bakan biri için çıkış her zaman oradadır.

​Gelecek kaygısı ve belirsizlik bizi köşeye sıkıştırdığında, bu sözü bir zırh gibi kuşanmak gerekir. Yarının ne getireceğini bilmemek, yarını planlayanın merhametinden şüphe etmeyi gerektirmez.

Sonuç olarak;

Eğer bugün bir yol ayrımındaysanız ve görüş mesafeniz kısaldıysa durun ve hatırlayın: Sizin görüşünüz sınırlı olabilir, ama size yol gösterenin ilmi sonsuzdur.

Karanlık, ancak güneşin doğmasına çok az kaldığında en koyu halini alır.

Habere Yorum Yap

Görüşlerinizi diğer okurlarla paylaşın

Hızlı İfade:
👏Tebrik
Onay
💡Fikir
📍Önemli
🎖️Başarı
✍️Katkı

Haberlerde Ara