Yönetim Rotası Sesli Haber

Hazır • Tıkla ve dinle

0
👁️ 73
👍 0

Doha’da gerçekleştirilen ortak basın toplantısında konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile bir araya geldi.

Fidan, arabuluculuk çabaları yürüten Katar’ın haksız bir tecavüze uğradığını belirterek, “Katar halkı, hak etmediği bir saldırının hedefi oldu ve bu durum halen devam ediyor. Öncelikle, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Türk milleti adına, Katarlı kardeşlerimize geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Sivillerin canını hiçe sayan ve sivil yapıları hedef alan bu tür eylemleri şiddetle kınıyor ve asla onaylamıyoruz. Hiçbir neden, bu tür saldırıları meşru gösteremez. Türkiye olarak, kardeş Katar’ın yanında durmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Bakan Fidan, süregelen çatışmanın bölgedeki tüm dost ülkelerin güvenliğini tehlikeye attığını ve istikrarı ciddi biçimde sarstığını söyledi. Dün Suudi Arabistan’ın ev sahipliğinde Riyad’da bir araya geldiklerini aktaran Fidan, toplantıda saldırılara maruz kalan ülkelerle güçlü bir dayanışma mesajı verdiklerini ifade etti.

Çatışmaların başlangıcından bu yana ilk kez bu formatta bir araya geldiklerini hatırlatan Fidan, Riyad’daki görüşmelerde ateşkesin bir an önce tesis edilmesi, şiddet olaylarının yayılmasının engellenmesi ve krizin diplomatik yollarla çözülmesi için ortak hareket edilmesi konusunda mutabık kaldıklarını duyurdu.

“Bölgemizi benzeri görülmemiş bir kaosa sürükleyen bu savaşın baş aktörünün İsrail olduğunu açıkça ifade etmek gerekiyor.” diyen Fidan, diplomasi trafiğinin devam ettiği bir anda İsrail’in provokasyonlarıyla tetiklenen ve kapsamı genişleyen bu saldırıların yalnızca bölgeyi geniş bir savaş alanına dönüştürmekle kalmadığını, aynı zamanda küresel dengeleri de tehdit ettiğini belirtti.

Fidan, bu kritik dönemde İran’ın üzerine düşen “tarihi vazifeye” dikkat çekmek zorunda olduklarını vurguladı.

“Sebebi ne olursa olsun, İran’ın bölge ülkelerine yönelik saldırıları, bölgesel istikrarın temel dinamiklerine zarar vermekte ve kabul edilemez bir mahiyet taşımaktadır.” diyen Fidan, bu eylemlerin ne İran’a ne de diğer bölge ülkelerine fayda sağladığını kaydetti.

İran’a yönelik saldırılar ne kadar yanlışsa, Tahran yönetiminin herhangi bir meşru dayanağı olmadan komşu ülkelere yönelttiği saldırıların da aynı derecede hatalı olduğunu belirten Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bölge ülkeleri arasında telafisi mümkün olmayan derin yaralar açacak bu tür saldırıların ve tırmanışın acilen sona erdirilmesi gerektiğini, İranlı yetkililerle her seviyedeki temaslarımızda açıkça dile getiriyoruz. Aynı şekilde, deniz ulaşımı ve güvenliğini riske atacak eylemlerden kaçınılması gerektiğini de ısrarla vurguluyoruz.”

Türkiye’nin bu kriz karşısındaki duruşunun net olduğunu belirten Fidan, “Çevre bölgeleri hedef alan hiçbir eylemi onaylamıyoruz. Öte yandan, bölgedeki belirsizlik ortamından beslenen İsrail’in, kendi suçlarını ve işgalci politikalarını bu çatışma ortamının gölgesinde gizleme girişimlerine de izin verilmemelidir.” dedi.

Türkiye ve Katar’ın, barış sürecini canlandırmak için diyalog kanallarını canlı tutmanın ve tüm tarafların kaygılarını müzakere masasında ele almanın hayati önemde olduğu noktasında görüş birliğinde olduğunu aktaran Fidan, şunları ekledi:

“Bununla birlikte, savaşın uluslararası kamuoyunun gözünü Filistin’den ve Gazze’de yaşanan insanlık dramından çevirmemesi gerektiğini hatırlatıyoruz. İsrail, oluşan bu kaos ortamından yararlanarak ateşkes ihlallerini pervasızca sürdürmeye devam ediyor. Sahadaki insani durum her geçen gün daha da kötüleşiyor.”

Ateşkesin ilanından bu yana 700’e yakın Filistinlinin hayatını kaybettiğine dikkat çeken Fidan, “Batı Şeria’dan da her gün endişe verici haberler alıyoruz. İsrail’in Doğu Kudüs’te, bilhassa Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal mekânlara erişimi kısıtlaması ve tarihi statükoyu değiştirmeye yönelik adımlarını da en güçlü şekilde kınıyoruz.” dedi.

İsrail’in Gazze’de uyguladığı işgal ve yıkım taktiklerini şimdi de Lübnan’da devreye sokmaya başladığını kaydeden Fidan, “Uluslararası camia, İsrail’in emrivaki yoluyla hayata geçirdiği bu fırsatçı politikalara karşı sorumluluk almalı ve onun yayılmacı heveslerine dur demelidir. Bölgede kalıcı ve gerçek bir güvenlik tesis etmenin tek yolu, Filistin halkıyla adil ve onurlu bir barış inşa etmekten geçer.” ifadelerini kullandı.

Türkiye ile Katar arasındaki bağların stratejik ortaklık anlayışıyla her alanda güçlenerek ilerlediğini belirten Fidan, şunları söyledi:

“Türkiye ve Katar, zorlu dönemleri sarsılmaz bir dayanışma içinde aşmış ve bu süreçte her defasında güçlü bir ortak irade sergilemiş iki kardeş ülkedir. Bugüne kadar her türlü engeli birlikte aşarken gösterdiğimiz bu kenetlenmiş duruşu, gelecekte de aynı kararlılıkla devam ettireceğiz. Özellikle savunma sanayii alanında hayata geçireceğimiz yeni ve somut projelerle ilişkilerimizi çok daha ileri bir noktaya taşıma konusunda mutabıkız.”

Bakan Fidan, Türkiye’nin çatışmaların sonlandırılması için tüm imkanlarını seferber ettiğini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Başta Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan olmak üzere hepimiz, bölgedeki savaş daha vahim bir hal almadan nasıl sona erdirilebileceğinin çabası içindeyiz. Cumhurbaşkanımızın bu yönde önemli girişimleri oldu. Kardeşimle (Katar Başbakanı Al Sani) birlikte ortak adımlar atma fırsatımız oldu ancak ne yazık ki savaşın önüne geçilemedi.”

Hem ABD hem de İran ile diyalog halinde olduklarına işaret eden Fidan, “Tarafların pozisyonlarını anlamaya çalışıyoruz. Mevcut konjonktürde çatışmaların daha da genişlemesini nasıl engelleyebileceğimiz üzerinde duruyoruz. Uluslararası temaslarımız sürerken, aynı amaç doğrultusunda çaba harcayan başta Katar olmak üzere dost ülkelerle sürekli fikir alışverişinde bulunuyoruz.” dedi.

Dünyanın büyük bölümünün saldırıların durmasını talep ettiğini ifade eden Fidan, “Bu konuda, tıpkı Filistin Devleti’nin tanınması konusunda olduğu gibi geniş bir mutabakat söz konusu.” diye konuştu.

Fidan, İran ile görüşmelerinde savaşın alanını genişletmemeye odaklandıklarını belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“İran’ın kendisi hedef alınmış olsa da bu durum, onun diğer bölge ülkelerine saldırmasını haklı çıkarmaz. Bu tür eylemler, bölgedeki ayrışmayı derinleştiriyor, çatışmanın boyutlarını büyütüyor ve krizi daha da karmaşık hale getiriyor. Biz, sorumlu bir devlet olarak İran’a bu hususta en yapıcı ve dostane tavsiyelerimizi her zaman iletiyoruz. Hem İran’ın hem de bölgenin menfaatleri bunu gerektiriyor.”

Suudi Arabistan’ın ev sahipliğinde Riyad’da gerçekleştirilen toplantının belirli bir ana gündem maddesiyle toplandığını aktaran Fidan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Suudi Arabistan’ın çağrısı üzerine Riyad’da bir araya geldik. Toplantıya 12 ülke katıldı. Çatışmadan doğrudan ya da dolaylı etkilenen tüm bölge aktörleri masada yer aldı. Tek konu, İran’ın bölgeye yönelik saldırılarının nasıl sona erdirileceği ve bu saldırılara maruz kalan ülkelerin ne tür önlemler alması gerektiğiydi. Doğrudan hedef olan ülkeler, bizim gibi dost ülkelerin görüşlerine başvurmak amacıyla bir araya geldi.”

Toplantının uzun soluklu geçtiğini belirten Fidan, “Her katılımcı, durumun vahametini ve aciliyetini dile getirdi. Biz bu yoğunluğu birebir hissetmesek de muhataplarımızı dinledikçe, eş zamanlı olarak yüzlerce insansız hava aracı ve füzeyle karşı karşıya kalmanın, gündelik hayatı çekilmez kıldığını anlıyoruz. Bu durum, devletleri kalıcı çözümler aramaya itiyor.” dedi.

Toplantı öncesinde İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile bir telefon görüşmesi yaptığını aktaran Fidan, şunları kaydetti:

“Aramızda şöyle bir konuşma geçti: ‘Siz bizimle görüşme halindesiniz ama bir yandan da füzeler geliyor. Az önce Riyad’a füzeler düştü. Hiç olmazsa toplantının yapıldığı saatlerde Riyad’ı hedef almaktan kaçının.’ Onlar da diplomatik pozisyonlarının belirli platformlarda dikkate alınmasını beklediklerini ifade ettiler. Kendilerini dinledik ve karşılık verdik. İran’ın hedef alınmasını onaylamadığımız gibi, onların da diğer bölge ülkelerine yönelttiği saldırıları haklı bulmuyoruz. Bir yanlış, başka bir yanlışla giderilmemelidir.”

Fidan, İran’ın çatışmayı genişletme stratejisinden kaçınması gerektiğini vurgulayarak, “Bu yöndeki çabalarımız aralıksız sürecek.” ifadesini kullandı.

Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani de konuşmasında, bölgede eşi benzeri görülmemiş bir tırmanış yaşandığına dikkat çekerek, “Savaşın kapsamını genişletmek, bölgesel güvenliğe hiçbir katkı sağlamaz.” dedi.

Al Sani, İran’ın Amerikan üslerine yönelik saldırı düzenlediği iddialarına ilişkin olarak, “İran’ın ABD üslerini hedef aldığı yolundaki haberler asılsız ve kabul edilemez.” şeklinde konuştu.

Gerilimin daha da artmasının yaratacağı tehlikelere işaret eden Al Sani, “Düşmanlıkların ve savaşın şiddetlenmesi, bölge ülkelerini kaosa sürüklemekten başka bir işe yaramayacak.” uyarısında bulundu.

İran’ın bölgedeki diğer ülkelere yönelik saldırılarını kınadıklarını belirten Al Sani, “Çatışmaların bir an önce sona ermesi gerekiyor. Bu savaştan kimin kazançlı çıktığı ve bölgeyi bu çatışmanın içine kimin sürüklediği herkes tarafından biliniyor.” dedi.

İran’ın, Katar’ın önemli sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tesisi Ras Laffan’ı hedef almasına da değinen Al Sani, “Ras Laffan Limanı, Katar halkının geçim kaynağıdır ve buraya yapılacak bir saldırının küresel enerji piyasalarında da yansımaları olacaktır.” ifadelerini kullandı.

Al Sani, Ras Laffan’a yönelik saldırının tesisteki altyapıya zarar verdiğini, ekonomik boyutunun ise incelendiğini belirterek, “Maddi hasarın tespiti yapılıyor. Ancak unutulmamalıdır ki maddi kayıplar telafi edilebilir, fakat can kaybı asla.” dedi.

Katar’ın bu saldırı karşısındaki tutumu sorulduğunda ise Al Sani, “Devlet olarak bu saldırıya karşı her türlü cevap verme hakkımızı saklı tutuyoruz.” yanıtını verdi.

Al Sani, İran’ın Türkiye’ye yönelik gerçekleştirdiği saldırıyı da kınadıklarını ifade ederek, “Tahran yönetiminin bölgesel ülkelere yönelik saldırılarını derhal durdurması gerektiğinin altını çiziyoruz.” diye konuştu.

Türkiye ile Katar arasındaki güçlü dayanışmaya vurgu yapan Al Sani, “Türkiye, Katar’a verdiği desteği hiçbir zaman esirgemedi. Bu desteklerinden ötürü Türkiye’ye minnettarız.” ifadelerini kullandı.

Habere Yorum Yap

Görüşlerinizi diğer okurlarla paylaşın

Hızlı İfade:
👏Tebrik
Onay
💡Fikir
📍Önemli
🎖️Başarı
✍️Katkı

Haberlerde Ara