- Giriş
Geçici vergi, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun Gelir Vergisi Kanunu’na yaptığı atıf çerçevesinde düzenlenen ve gelir ile kurumlar vergisinin yıl içine yayılmış tahsilini amaçlayan bir vergilendirme mekanizmasıdır.
Güncel uygulamada geçici vergi; üçüncü, altıncı, dokuzuncu ve on ikinci ay sonları itibarıyla hesaplanmakta; ilgili dönemleri izleyen 17 Mayıs, 17 Ağustos, 17 Kasım ve 17 Şubat tarihlerinde beyan edilip ödenmektedir.
Gelir vergisi mükellefleri için %15, kurumlar vergisi mükellefleri için %25 oranında hesaplanan geçici vergi, yıllık beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edilmekte; böylece kamu alacağının Mart ve Nisan aylarını beklemeden yıl içinde tahsil edilmesi sağlanmaktadır.
Ancak uygulamada esas tartışma konusu, geçici verginin muhasebe kayıtlarının hangi hesaplar üzerinden ve hangi aşamada yapılacağıdır.
⸻
- Mevzuat Referansları
Geçici verginin hukuki dayanağı:
• Gelir Vergisi Kanunu mükerrer 120. madde
• Kurumlar Vergisi Kanunu 32 ve 34. maddeler
• Vergi Usul Kanunu değerleme ve tahakkuk hükümleri
• 1 ve 2 Sıra No.lu Geçici Vergi Genel Tebliğleri
Bu düzenlemeler geçici verginin hesaplanma usulünü, beyan zamanını ve yıllık vergiden mahsup esaslarını belirlemekte; ancak muhasebe kayıt yöntemine ilişkin açık ve bağlayıcı bir standart ortaya koymamaktadır. Bu durum uygulamada farklı yaklaşımların gelişmesine neden olmaktadır.
⸻
- Genel Uygulamalar ve Muhasebe Yaklaşımları
Uygulamada üç temel yaklaşım öne çıkmaktadır:
A) 193 – 360 Hesap Yöntemi
Tahakkuk kaydı:
193 Peşin Ödenen Vergi ve Fonlar (Borç)
360 Ödenecek Vergi ve Fonlar (Alacak)
Ödeme kaydı:
360 (Borç)
102 Bankalar (Alacak)
Mahsup kaydı:
371 (Borç)
193 (Alacak)
Bu yaklaşım, geçici vergiyi “peşin ödenmiş vergi” olarak değerlendirmektedir.
⸻
B) 691 – 370 Hesap Yöntemi
Dönem sonu kaydı:
691 (Borç)
370 (Alacak)
Ödeme kaydı:
371 (Borç)
102 (Alacak)
Bu yöntemde 360 hesabın kullanılmaması gerektiği savunulmaktadır ve dönemsel vergi karşılığı ayrılmış olmaktadır.
⸻
C) 371 – 136 Hesap Uygulaması
Mahsup sonrası fazla tutar oluşması halinde:
136 (Borç)
371 (Alacak)
Bu uygulama, devreden veya iade alınacak geçici verginin muhasebeleştirilmesine yöneliktir.
⸻
- Değerlendirme
Geçici vergi hukuki niteliği itibarıyla nihai bir vergi olmayıp yıllık vergiden mahsup edilen peşin tahsilat niteliğindedir. Ancak muhasebenin dönemsellik ilkesi gereği ilgili döneme vergi gideri yansıtılması gerektiği de savunulmaktadır.
Tartışma esasen geçici verginin:
• Bir peşin ödeme mi,
• Yoksa dönemsel vergi gideri karşılığı mı olduğu
noktasında yoğunlaşmaktadır.
⸻
- Sonuç ve Uygulama Birliği İhtiyacı
Mevzuatta muhasebe kayıt yöntemine ilişkin açık bir düzenleme bulunmaması nedeniyle farklı uygulamalar ortaya çıkmıştır.
Uygulama birliğinin sağlanabilmesi için meslek mensuplarının, akademisyenlerin ve uzmanların görüş paylaşımı önem taşımaktadır. Gerekirse idare tarafından açıklayıcı düzenleme yapılması, finansal raporlama kalitesini artıracaktır.
- Giriş
Geçici vergi, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun Gelir Vergisi Kanunu’na yaptığı atıf çerçevesinde düzenlenen ve gelir ile kurumlar vergisinin yıl içine yayılmış tahsilini amaçlayan bir vergilendirme mekanizmasıdır.
Güncel uygulamada geçici vergi; üçüncü, altıncı, dokuzuncu ve on ikinci ay sonları itibarıyla hesaplanmakta; ilgili dönemleri izleyen 17 Mayıs, 17 Ağustos, 17 Kasım ve 17 Şubat tarihlerinde beyan edilip ödenmektedir.
Gelir vergisi mükellefleri için %15, kurumlar vergisi mükellefleri için %25 oranında hesaplanan geçici vergi, yıllık beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edilmekte; böylece kamu alacağının Mart ve Nisan aylarını beklemeden yıl içinde tahsil edilmesi sağlanmaktadır.
Ancak uygulamada esas tartışma konusu, geçici verginin muhasebe kayıtlarının hangi hesaplar üzerinden ve hangi aşamada yapılacağıdır.
⸻
- Mevzuat Referansları
Geçici verginin hukuki dayanağı:
• Gelir Vergisi Kanunu mükerrer 120. madde
• Kurumlar Vergisi Kanunu 32 ve 34. maddeler
• Vergi Usul Kanunu değerleme ve tahakkuk hükümleri
• 1 ve 2 Sıra No.lu Geçici Vergi Genel Tebliğleri
Bu düzenlemeler geçici verginin hesaplanma usulünü, beyan zamanını ve yıllık vergiden mahsup esaslarını belirlemekte; ancak muhasebe kayıt yöntemine ilişkin açık ve bağlayıcı bir standart ortaya koymamaktadır. Bu durum uygulamada farklı yaklaşımların gelişmesine neden olmaktadır.
⸻
- Genel Uygulamalar ve Muhasebe Yaklaşımları
Uygulamada üç temel yaklaşım öne çıkmaktadır:
A) 193 – 360 Hesap Yöntemi
Tahakkuk kaydı:
193 Peşin Ödenen Vergi ve Fonlar (Borç)
360 Ödenecek Vergi ve Fonlar (Alacak)
Ödeme kaydı:
360 (Borç)
102 Bankalar (Alacak)
Mahsup kaydı:
371 (Borç)
193 (Alacak)
Bu yaklaşım, geçici vergiyi “peşin ödenmiş vergi” olarak değerlendirmektedir.
⸻
B) 691 – 370 Hesap Yöntemi
Dönem sonu kaydı:
691 (Borç)
370 (Alacak)
Ödeme kaydı:
371 (Borç)
102 (Alacak)
Bu yöntemde 360 hesabın kullanılmaması gerektiği savunulmaktadır ve dönemsel vergi karşılığı ayrılmış olmaktadır.
⸻
C) 371 – 136 Hesap Uygulaması
Mahsup sonrası fazla tutar oluşması halinde:
136 (Borç)
371 (Alacak)
Bu uygulama, devreden veya iade alınacak geçici verginin muhasebeleştirilmesine yöneliktir.
⸻
- Değerlendirme
Geçici vergi hukuki niteliği itibarıyla nihai bir vergi olmayıp yıllık vergiden mahsup edilen peşin tahsilat niteliğindedir. Ancak muhasebenin dönemsellik ilkesi gereği ilgili döneme vergi gideri yansıtılması gerektiği de savunulmaktadır.
Tartışma esasen geçici verginin:
• Bir peşin ödeme mi,
• Yoksa dönemsel vergi gideri karşılığı mı olduğu
noktasında yoğunlaşmaktadır.
⸻
- Sonuç ve Uygulama Birliği İhtiyacı
Mevzuatta muhasebe kayıt yöntemine ilişkin açık bir düzenleme bulunmaması nedeniyle farklı uygulamalar ortaya çıkmıştır.
Uygulama birliğinin sağlanabilmesi için meslek mensuplarının, akademisyenlerin ve uzmanların görüş paylaşımı önem taşımaktadır. Gerekirse idare tarafından açıklayıcı düzenleme yapılması, finansal raporlama kalitesini artıracaktır.
