Yönetim Rotası Sesli Haber

Hazır • Tıkla ve dinle

0
👁️ 45
👍 0

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Mart ayına ilişkin Para Politikası Kurulu toplantı özetini kamuoyuyla paylaştı. Metinde, küresel gelişmelerin ekonomi üzerindeki etkilerine ve para politikası duruşuna dair önemli değerlendirmeler yer aldı.

Şubat ayının son günlerinde hız kazanan jeopolitik gelişmelerin küresel belirsizliği artırdığına dikkat çekilen raporda, risk iştahının zayıfladığı ve enerji maliyetlerinde yukarı yönlü hareketlerin belirginleştiği vurgulandı. Enerji tedarikinde yaşanan aksaklıklar ve lojistik maliyetlerindeki yükselişin emtia piyasalarında dalgalanmayı artırdığı, özellikle petrol ve doğal gaz fiyatlarında sert artışlara yol açtığı ifade edildi. Tedarik zincirlerindeki sorunların süresi ve boyutunun, enerji fiyatlarının gelecekteki yönü açısından kritik olduğu belirtildi.

ABD’de yüksek yargının bazı gümrük uygulamalarını iptal etmesinin küresel ticaret politikalarına dair soru işaretlerini artırdığına işaret edilen metinde, jeopolitik risklerin de etkisiyle büyüme görünümünün aşağı yönlü baskı altında kaldığı kaydedildi. Bu çerçevede küresel ekonomide kırılgan yapının süreceği, Türkiye’nin dış ticaret ortakları baz alınarak hesaplanan büyüme tahmininin aşağı yönlü güncellendiği ve 2026-2027 döneminde yüzde 2,2 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiği aktarıldı.

Artan emtia fiyatlarının dünya genelinde enflasyonist baskıları güçlendirdiği ifade edilirken, merkez bankalarının bu riskleri yakından izlediği ve büyüme ile istihdam üzerindeki etkileri de dikkate aldığı belirtildi. Jeopolitik kaynaklı arz şoklarının kalıcılığı ve beklentiler üzerindeki etkisinin para politikalarının yönü açısından belirleyici olacağı vurgulandı. Ayrıca gelişmekte olan ülkelerde portföy çıkışlarının hızlandığı ve finansal risklerin arttığına dikkat çekildi.

Yurt içi kredi gelişmelerine bakıldığında, bireysel kredilerde büyüme hızının yavaşladığı ve özellikle ihtiyaç ile taşıt kredilerinin bu eğilimde etkili olduğu görüldü. Ticari kredilerde de benzer şekilde ivme kaybı yaşanırken, yabancı para kredilerde sınırlı bir artış gözlendi.

Faiz oranlarında ise genel olarak yukarı yönlü bir tablo ortaya çıktı. TL mevduat faizleri artış gösterirken, ticari kredi faizlerinde de belirgin yükseliş kaydedildi. İhtiyaç kredilerinde artış dikkat çekerken, konut ve taşıt kredilerinde ise düşüş eğilimi öne çıktı.

Merkez Bankası’nın Ocak ayı sonunda finansal istikrarı güçlendirmek amacıyla çeşitli makroihtiyati düzenlemeler yaptığı hatırlatıldı. Bu kapsamda, yabancı para kredilerde büyüme sınırlarının aşağı çekildiği ve bazı kredi türlerinde kısıtlamalara gidildiği belirtildi.

Rezervler tarafında ise düşüş yaşandığı, ülkenin risk priminde artış görüldüğü ve kur oynaklığının yükseldiği ifade edildi. Buna karşın tahvil ve hisse senedi piyasalarına sınırlı da olsa yabancı girişinin sürdüğü bilgisi paylaşıldı.

Ekonomik büyümenin 2025’in son çeyreğinde hız kestiği, özellikle tarım sektöründeki olumsuzlukların büyümeyi sınırladığı kaydedildi. Tüketim ve yatırımlar büyümeye katkı sağlarken, net ihracatın negatif etkisi dikkat çekti. Yıl genelinde büyümenin yüzde 3,6 seviyesinde gerçekleştiği belirtildi.

Talep göstergelerinin incelendiği bölümde, perakende satışlarda artış yaşandığı ancak bazı sektörlerde zayıflama görüldüğü ifade edildi. Sanayi üretiminin ise yılın başında gerilediği ve ana eğilimin zayıf kaldığı aktarıldı.

İşgücü piyasasında istihdamın azaldığı ancak işsizlik oranının sınırlı gerilediği belirtilirken, firmaların geleceğe yönelik istihdam beklentilerinin zayıf seyrettiği vurgulandı.

Cari işlemler dengesine ilişkin yapılan metodoloji değişikliğinin geçmiş verilerde yukarı yönlü revizyona neden olduğu ve cari açığın arttığı bildirildi. Ayrıca dış ticaret açığında genişleme eğiliminin sürdüğü, enerji ve altın ithalatının bu görünümde etkili olduğu ifade edildi.

Enflasyon tarafında ise şubat ayında aylık artışın yüzde 2,96 olduğu, yıllık enflasyonun yüzde 31,53’e yükseldiği açıklandı. Gıda fiyatlarının enflasyondaki artışta belirleyici olduğu, buna karşın çekirdek göstergelerde sınırlı iyileşme görüldüğü kaydedildi.

Hizmet sektöründe fiyat artışlarının katı bir yapı sergilediği ve enflasyonun bu alanda yüksek seyrini sürdürdüğü vurgulandı. Enerji fiyatlarındaki küresel artışın da maliyetler üzerinde baskı oluşturduğu ifade edildi.

Küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmanın petrol ve doğal gaz fiyatlarını yukarı çektiği, bunun da üretim maliyetlerini artırarak enflasyon riskini beslediği belirtildi. Tedarik zincirlerindeki aksaklıkların da bu süreci desteklediği aktarıldı.

Enflasyon beklentilerinde ise genel olarak yukarı yönlü bir güncelleme dikkat çekti. Piyasa ve hanehalkı beklentilerinin dezenflasyon süreci açısından risk oluşturmaya devam ettiği ifade edildi.

Mart ayına ilişkin öncü verilerin gıda fiyatlarındaki artış hızının yavaşladığına işaret ettiği, ancak enerji fiyatlarının yükselmeye devam ettiği belirtildi. Ulaştırma ve eğitim gibi hizmet kalemlerinde fiyat artışlarının sürebileceği öngörüldü.

Merkez Bankası, artan küresel riskler karşısında sıkı para politikası duruşunu destekleyici adımlar attığını vurguladı. Likidite yönetimi kapsamında bazı araçların devreye alındığı ve döviz piyasasında istikrarı sağlamak için yeni uygulamaların başlatıldığı ifade edildi.

Kurul, politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutarken, gecelik borç verme ve borçlanma faiz oranlarında da değişikliğe gitmedi.

Açıklamada, fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikasının sürdürüleceği ve enflasyonda kalıcı bir bozulma olması halinde ilave sıkılaştırma adımlarının gündeme gelebileceği mesajı verildi. Para politikası kararlarının veri odaklı ve temkinli bir yaklaşımla alınmaya devam edileceği vurgulandı.

Habere Yorum Yap

Görüşlerinizi diğer okurlarla paylaşın

Hızlı İfade:
👏Tebrik
Onay
💡Fikir
📍Önemli
🎖️Başarı
✍️Katkı

Haberlerde Ara