Yönetim Rotası Sesli Haber

Hazır • Tıkla ve dinle

0
👁️ 95
👍 0

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta gerçekleştirilen haftalık basın toplantısında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.

Toplantıda ilk olarak, 21 Mart’ta Katar-Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı bünyesindeki bir tatbikat sırasında Katar Silahlı Kuvvetlerine ait helikopterin düşmesi sonucu hayatını kaybedenler için taziye mesajı veren Aktürk, bu elim olayda Hava Savunma Binbaşı Sinan Taştekin, ASELSAN teknisyenleri Süleyman Cemre Kahraman ve İsmail Enes Can ile Katar’lı askeri personelin vefat ettiğini hatırlattı. Kazanın ilk bulgulara göre teknik bir arızadan kaynaklandığının düşünüldüğünü, kesin nedenin ise Katar tarafından yapılacak soruşturma neticesinde ortaya çıkacağını sözlerine ekledi.

Aktürk ayrıca, 24 Mart’ta Ağrı’da askeri bir aracın karıştığı trafik kazasında şehit olan Piyade Uzman Çavuş Yusuf Açay ve Ulaştırma Uzman Çavuş Selman Akarsel için de rahmet diledi.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK), ülkenin bekasına ve güvenliğine yönelen tüm tehditlere karşı yurt içinde ve sınır ötesinde kararlılıkla mücadele ettiğini vurgulayan Sözcü, operasyonların ve arama faaliyetlerinin aralıksız devam ettiğini bildirdi. Aktürk, “Bölgede kalıcı huzuru sağlamak hedefiyle sürdürülen operasyonlar ve hudut emniyeti çalışmaları kapsamında, geçtiğimiz yedi gün içerisinde 2 PKK’lı terörist daha kendiliğinden güvenlik birimlerine başvurmuştur. Aynı süreçte, operasyon alanlarında mayın ve el yapımı patlayıcıların imhası ile terör örgütüne ait mağara, sığınak ve barınakların tespit edilip kullanılamaz hale getirilmesi çalışmalarına devam edilmektedir. Sınırlarımızda ise yasa dışı geçiş teşebbüsünde bulunan 2’si terör örgütü mensubu olmak üzere 107 kişi yakalanmış, 950 kişi ise sınırdan geçiş yapmadan engellenmiştir. Bu yılın başından itibaren sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların toplam sayısı 1524’e, engellenenlerin sayısı ise 16 bin 929’a ulaşmıştır.” ifadelerini kullandı.

TSK’nın ikili iş birlikleri ve uluslararası yükümlülükleri çerçevesinde geniş bir coğrafyada barışın ve istikrarın sağlanmasına katkı sunduğunu belirten Aktürk, NATO nezdinde alınan bir karara da değindi. NATO’nun, bölgedeki son durumları değerlendirerek “NATO Irak Misyonu”nun geri çekilmesine hükmettiğini aktaran Sözcü, “Bu doğrultuda, Irak’ın başkenti Bağdat’ta vazife yapan TSK personelimizin yurda dönüşü başarıyla tamamlanmıştır. Ayrıca, NATO’nun uyguladığı tahliye planı çerçevesinde müttefik ülke personelinin bölgeden ayrılma işlemlerine de ülkemiz tarafından destek verilmiştir.” dedi.

Aktürk, ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan çatışmaların ve İsrail’in saldırılarının Orta Doğu’daki barış ortamını tehdit etmeye devam ettiğini söyledi. Türkiye’nin, tarafların sağduyulu davranması ve anlaşmazlıkların uluslararası hukuk zemininde diyalog ve diplomasi yoluyla giderilmesi gerektiği yönündeki ilkeli duruşunu koruduğunu vurguladı. Sözcü şu değerlendirmelerde bulundu: “İsrail’in Lübnan’da altyapıyı, sivil tesisleri ve yerleşim alanlarını hedef alan taarruzları, siviller üzerinde yıkıcı etkiler yaratmakta ve uluslararası insancıl hukuku açıkça ihlal etmektedir. Lübnan’ın güneyine düzenlediği kara operasyonu ve Litani Nehri üzerindeki köprüleri havaya uçurması, bu ülkeye yönelik ileride uygulayacağı işgal stratejisinin bir göstergesidir. Keza İsrail’in Suriye’nin güneyindeki faaliyetleri, bu ülkenin egemenlik haklarını ve toprak bütünlüğünü ihlal etmekte; Batı Şeria’da artan yasa dışı yerleşim girişimleri ve şiddet eylemleri de bölgedeki hassas dengeleri daha da zedelemektedir. Kalıcı bir barışın sağlanabilmesi için iki devletli çözümün hayata geçirilmesi ve Filistinlilerin temel haklarının güvence altına alınması hayati önem taşımaktadır. Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası camiayı, bölgede tırmanan bu ihlallerin durdurulması ve uluslararası hukukun etkin bir biçimde uygulanması için üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye çağırıyoruz.”

TSK’nın her koşulda göreve hazır olma ilkesiyle eğitim ve tatbikat faaliyetlerine kesintisiz devam ettiğini belirten Aktürk, bugün Sarıkamış’ta başlayan Türkiye-Azerbaycan Sarsılmaz Kardeşlik-2026 Bilgisayar Destekli Komuta Yeri Tatbikatı’nın 1 Nisan’da sona ereceğini duyurdu. Önümüzdeki dönemdeki tatbikat takvimine ilişkin bilgi veren Sözcü, “29 Mart-10 Nisan’da Isparta ve Ankara’da Türkiye-Pakistan Ortak Komando ve Özel Kuvvet (Cinnah-13), 2-22 Nisan tarihleri arasında da Kars’ta Türkiye ile Azerbaycan arasında Haydar Aliyev Fiili Atışlı Müşterek Tabur Görev Kuvveti tatbikatları düzenlenecektir. Ayrıca, Kuzey Avrupa’da 60 gün süreyle görev yapan Anadolu Türk Deniz Görev Kuvvetimiz; bu süre zarfında 5 ayrı tatbikat, 4 farklı ülkede 5 liman ziyareti, 2 ülke ile ikili eğitim ve 1 adet Artırılmış Teyakkuz Faaliyeti icra ederek 24 Mart’ta yurda dönüşünü tamamlamıştır. Ülkemizin liderliğinde Karadeniz’deki mayın tehdidine karşı kurulan Mayın Karşı Tedbirleri Karadeniz (MCM BLACK SEA) Görev Grubu’nun 9’uncu aktivasyonu ise 24 Mart-4 Nisan tarihleri arasında, TCG Ütğm. Arif Ekmekçi, TCG Ayvalık gemileri, Bulgaristan Deniz Kuvvetleri unsuru Priboy ve Romanya Deniz Kuvvetleri’ne ait Gikulesku’nun katılımıyla icra edilmektedir.” açıklamasında bulundu.

TSK’nın modernizasyon çalışmalarının yerli ve milli savunma sanayi imkanlarıyla sürdürüldüğünü vurgulayan Aktürk, bu doğrultuda Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterine bir adet daha Orta Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi SİPER-1 Bataryası’nın eklendiğini, belirli sayıda Aksungur İHA ile CATS Elektro-Optik/Kızılötesi Kamera Sistemi’nin de muayene ve kabul süreçlerinin tamamlandığını bildirdi. Sözcü, “Öte yandan, Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz (MKE), geçtiğimiz hafta içerisinde başta TSK olmak üzere dost ve müttefik ülkeler ile uluslararası iş ortaklarına muhtelif adet ve çapta silah ile mühimmat teslimatını gerçekleştirmiş; ayrıca havacılık, uzay ve savunma alanındaki küresel kalite yapılanmasının en önemli kuruluşlarından biri olan Uluslararası Havacılık Kalite Grubu (IAQG) Europe üyeliğine kabul edilmiştir. Bu üyelikle birlikte şirketimiz, uluslararası havacılık, uzay ve savunma ekosistemi içindeki konumunu daha da güçlendirerek, sektörün önde gelen küresel aktörleriyle birlikte kalite standartlarının belirlenmesine katkı sunan kuruluşlar arasındaki yerini almıştır.” dedi.

Personel ve askeri öğrenci temin süreçlerinin planlandığı gibi ilerlediğini kaydeden Aktürk, 2026 yılı Milli Savunma Üniversitesi Harp Okulları ve Astsubay Meslek Yüksekokulları askeri öğrenci aday tercih işlemlerinin 25 Mart-24 Nisan tarihleri arasında yapılabileceğini söyledi. “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenecek Bölgesel Kariyer Fuarları kapsamında 26-27 Mart’ta Gaziantep İpek Yolu Kariyer Fuarı’na, 30-31 Mart’ta ise Adana’daki Doğu Akdeniz Kariyer Fuarı’na katılım sağlanacaktır.” ifadelerini kullandı.

Basın toplantısının ardından Bakanlık yetkilileri, gazetecilerin gündemindeki soruları da yanıtladı.

Eurofighter Typhoon savaş uçağı tedarikine ilişkin sorulara karşılık, 20 uçağın yanı sıra ekipman ve mühimmat alımını kapsayan sözleşmenin 2025 yılı Ekim ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İngiltere Başbakanı Keir Starmer tarafından imzalandığı hatırlatıldı. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve İngiltere Savunma Bakanı John Healey’in dün Londra’da Eurofighter Typhoon Projesi çerçevesinde uçakların bakım ve işletimi için teknik ve lojistik destek sözleşmesini imzaladığı belirtilerek, “Anlaşma; pilot, öğretmen pilot, uçak bakım teknisyeni, elektronik harp ve sistem yöneticisi eğitimleri ile yedek parça, simülatörler, test ekipmanları ve yer destek cihazlarını kapsamaktadır. Ayrıca, üretici firma tarafından uçakların hizmete girmesini takip eden ilk üç yıl boyunca teknik destek sağlanacaktır.” denildi.

Ordu sahilinde bulunan insansız deniz aracı ve Karadeniz’deki son duruma dair sorulara ise şu yanıt verildi: “21 Mart 2026’da Ordu’nun Ünye ilçesi açıklarında motor arızası nedeniyle akıntıyla kıyıya sürüklendiği değerlendirilen ABD yapımı bir insansız deniz aracı, SAS Komutanlığı ekiplerince kontrollü olarak imha edilmiştir. Rusya-Ukrayna savaşında yoğun şekilde kullanılan İDA ve İHA’ların kontrolünü kaybetmesi ya da hareket kabiliyetini yitirmesi sonucu Karadeniz’de oluşturduğu riskler yakından takip edilmektedir. Bu durum, deniz güvenliği açısından hassasiyet ve tedbir gerektirmektedir. Bu kapsamda, başta balıkçılarımız ve denizcilerimiz olmak üzere tüm vatandaşlarımızın denizde azami dikkat göstermesi büyük önem taşımaktadır. Şüpheli bir cisim ya da sahile vurmuş bir İDA/İHA fark edilmesi halinde, kesinlikle müdahale edilmemeli ve gecikmeksizin güvenlik birimlerine haber verilmelidir.” Açıklamada ayrıca, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı unsurlarının Karadeniz’de deniz yetki alanlarını korumak amacıyla 7 gün 24 saat esasıyla keşif, gözetleme ve karakol faaliyetlerini sürdürdüğü, seyrüsefer güvenliğinin tehlikeye atılmaması konusunda ilgili taraflarla görüşmeler yapıldığı ve gerekli ihtarların iletildiği vurgulandı.

Toplantıda, 22 Mart’ta Katar’da düşen ve 4 Katar Silahlı Kuvvetleri personeli, 1 Türk Silahlı Kuvvetleri personeli ile 2 ASELSAN teknisyeninin şehit olduğu helikopter kazasına ilişkin de detaylar paylaşıldı. Katar Silahlı Kuvvetlerine ait helikopterde ilk incelemelerde teknik bir arıza tespit edildiği anımsatılarak, şu bilgiler aktarıldı: “Kazanın kesin nedeni, Katar makamlarının yürüttüğü soruşturmanın tamamlanmasıyla netlik kazanacaktır. TSK, geliştirdiği yerli ve milli savunma sanayi ürünlerinin saha performansını test etme, iyileştirme ve eğitim faaliyetlerini yurt içinde ve yurt dışında mühendis ve teknisyenleriyle omuz omuza gerçekleştirmektedir. Bu uygulama, dünyada eşi benzeri bulunmayan ve yerli savunma sanayimizin gelişimine büyük katkı sağlayan bir modeldir. Katar-Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı ve burada görev yapan personelimizin güvenliği, bölgedeki son gelişmeler ve artan güvenlik hassasiyeti dikkate alınarak, Katar makamlarıyla tam koordinasyon içinde ek tedbirlerle en üst seviyede sağlanmaktadır. Bugüne kadar herhangi bir olumsuzluk yaşanmamıştır.”

“Türkiye’de kurulması planlanan NATO Karargahı” sorusuna ise şu yanıt verildi: “Bakanlığımız, 2023 yılında NATO Güneydoğu Bölgesel Planı kapsamında bir Kolordu Karargâhı kurulması için çalışmaları başlatmış ve bu yöndeki niyetimiz 2024’te NATO’ya bildirilmiştir. Bu çerçevede, bir Türk generalin komuta edeceği karargâhın ihtiyaçlarını karşılamak üzere 6’ncı Kolordu Komutanlığı görevlendirilmiş, milli çekirdek kadrolara gerekli atamalar yapılmıştır. Karargâhın çok uluslu bir yapıya dönüştürülmesi çalışmaları NATO makamlarıyla eşgüdüm halinde yürütülmekte olup, NATO prosedürleri tamamlanmadığı için onay süreci devam etmektedir. Karargâhın onaylanmış bir logosu da bulunmamaktadır. Söz konusu Kolordu Karargâhının görevi, bölgesel planlar çerçevesinde kendisine tahsis edilecek kuvvetlerin entegrasyonunu sağlayarak sorumluluk bölgesinde caydırıcılık ve savunma faaliyetlerini desteklemektir. Öte yandan, tehdit değerlendirmesi kapsamında hazırlanan NATO Güneydoğu Bölgesel Planı daha önce Müttefiklerce onaylandığından, kurulması planlanan Çok Uluslu Kolordu Karargâhının bölgemizdeki son gelişmelerle doğrudan bir bağlantısı bulunmamaktadır.”

Habere Yorum Yap

Görüşlerinizi diğer okurlarla paylaşın

Hızlı İfade:
👏Tebrik
Onay
💡Fikir
📍Önemli
🎖️Başarı
✍️Katkı

Haberlerde Ara