Yönetim Rotası Sesli Haber

Hazır • Tıkla ve dinle

0
👁️ 29
👍 0

Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaskı imzalanan Eurofighter Typhoon sözleşmesine yönelik teknik ve lojistik destek anlaşması dün Londra’da imzalandı. Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler ile İngiliz mevkidaşı John Healey’in katılımıyla gerçekleştirilen imza töreniyle, 20 adet savaş uçağının idame ve işletme süreçlerine ilişkin kapsamlı bir mutabakata varıldı. Ekim 2025’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve dönemin Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer tarafından onaylanan ana sözleşme çerçevesinde, bu yeni anlaşma pilot ve eğitmen pilot yetiştirme, bakım teknisyeni eğitimleri, elektronik harp ve sistem yöneticisi kurslarının yanı sıra yedek parça, simülatör, test cihazları ve yer destek ekipmanlarını kapsıyor. Ayrıca üretici firma, uçakların aktif hizmete girişini takip eden ilk üç yıl boyunca teknik destek sağlayacak.

Karadeniz’de güvenlik önlemleri sıkılaştırılırken, Ordu açıklarında ABD menşeli bir İnsansız Deniz Aracı (İDA) imha edildi. 21 Mart 2026’da Ünye ilçesi kıyılarında motor arızası nedeniyle akıntıya kapılarak karaya yaklaştığı belirlenen araç, SAS Komutanlığı ekiplerince kontrollü şekilde etkisiz hale getirildi. Rusya-Ukrayna savaşında sıklıkla kullanılan bu tür araçların kontrol kaybı ya da hareket kabiliyetini yitirmesi sonucu Karadeniz’de oluşturduğu riskler yetkililerce yakın takipte bulunuyor. Deniz güvenliği açısından büyük önem taşıyan bu duruma karşı başta balıkçılar olmak üzere tüm denizcilerin dikkatli olması gerektiği vurgulanıyor. Şüpheli bir cisimle karşılaşılması halinde kesinlikle dokunulmaması ve en kısa sürede güvenlik birimlerine haber verilmesi isteniyor. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı unsurları, Karadeniz’deki yetki alanlarının korunması amacıyla kesintisiz keşif, gözetleme ve karakol çalışmalarını sürdürürken, seyrüsefer güvenliğini tehlikeye atacak unsurlara karşı ilgili taraflarla görüşmeler devam ediyor.

Katar Silahlı Kuvvetleri’ne ait bir helikopterin teknik arıza nedeniyle düştüğü bildirildi. İlk bulgulara göre kazanın kesin nedeni, Katar makamlarının yürüteceği incelemeyle netlik kazanacak. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, yerli ve millî savunma sanayi ürünlerini hem yurt içinde hem de yurt dışında mühendis ve teknisyenlerle birlikte test etme ve geliştirme faaliyetlerini sürdürdüğü belirtildi. Bu iş birliği modelinin dünyada benzeri olmayan bir uygulama olduğu ve millî ürünlerin gelişimine büyük katkı sağladığı ifade edildi. Katar-Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı’ndaki personelin güvenliği ise bölgesel gelişmeler ve artan hassasiyetler çerçevesinde, Katar makamlarıyla eş güdüm içinde alınan ek tedbirlerle en üst seviyede tutuluyor. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yaşanmadığı aktarıldı.

NATO bünyesinde kurulması planlanan Çok Uluslu Kolordu Karargâhı’na ilişkin süreç de güncellendi. 2023 yılında NATO Güneydoğu Bölgesel Planı doğrultusunda bir kolordu karargâhı oluşturulması çalışmaları başlatılmış, bu niyet 2024’te İttifak’a bildirilmişti. Bir Türk generalin komuta edeceği karargâhın ihtiyaçlarını karşılamak üzere 6’ncı Kolordu Komutanlığı görevlendirilirken, millî kadrolara da atamalar yapıldı. Karargâhın çok uluslu yapıya dönüştürülmesi için NATO ile koordineli çalışmalar devam etmekle birlikte, prosedürler tamamlanmadığı için onay aşaması henüz sonuçlanmış değil. Bu aşamada karargâha ait onaylı bir logo da bulunmuyor. Söz konusu yapının temel görevi, bölgesel planlar çerçevesinde kendisine tahsis edilecek kuvvetlerin entegrasyonunu sağlayarak sorumluluk bölgesinde caydırıcılık ve savunma faaliyetlerini desteklemek olarak açıklandı. Yetkililer, NATO Güneydoğu Bölgesel Planı’nın tehdit değerlendirmeleri doğrultusunda önceden onaylandığını ve bu karargâh kurulumunun bölgedeki son gelişmelerle doğrudan bir bağının bulunmadığını vurguladı.

Öte yandan, NATO makamlarının bölgedeki güncel durumu değerlendirerek “NATO Irak Misyonu”nun çekilmesi yönünde karar aldığı duyuruldu. Bu kararın ardından Irak’ın başkenti Bağdat’ta görev yapan Türk askerî personelinin ülkeye tahliyesi sorunsuz şekilde tamamlandı. Aynı plan kapsamında, müttefik ülke personelinin tahliye sürecine de Türkiye tarafından destek verildi. Açıklamada ayrıca, ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmaların ve İsrail’in artan saldırganlığının Ortadoğu’daki barış ve istikrarı tehdit ettiğine dikkat çekildi. Türkiye’nin, tüm tarafların itidal göstermesi ve anlaşmazlıkların uluslararası hukuk zemininde diyalog ve diplomasiyle çözülmesi gerektiği yönündeki ilkeli duruşunu koruduğu belirtildi.

İsrail’in Lübnan’da altyapı, sivil tesisler ve yerleşim alanlarına yönelik saldırılarının ağır insani sonuçlar doğurduğu ve uluslararası insancıl hukukun açık ihlali anlamına geldiği ifade edildi. Litani Nehri’nin güneyine düzenlenen kara harekâtı ve nehir üzerindeki köprülerin imha edilmesi, İsrail’in Lübnan’a yönelik işgal planlarını gözler önüne seriyor. Suriye’nin güneyindeki faaliyetlerin ise ülkenin egemenlik ve toprak bütünlüğünü ihlal ettiği, Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşimler ve şiddet olaylarının bölgedeki kırılganlığı artırdığı aktarıldı. Kalıcı barış için iki devletli çözümün hayata geçirilmesi ve Filistinlilerin temel haklarının korunması gerektiği vurgulanarak, başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası topluma, artan ihlallerin durdurulması ve uluslararası hukukun etkin biçimde uygulanması konusunda sorumluluk çağrısı yapıldı.

Habere Yorum Yap

Görüşlerinizi diğer okurlarla paylaşın

Hızlı İfade:
👏Tebrik
Onay
💡Fikir
📍Önemli
🎖️Başarı
✍️Katkı

Haberlerde Ara