Haberleşme Teknolojileri Kümelenmesi (HTK) Genel Sekreteri Güneri Dürmüş, 9 yıldır sürdürdükleri çalışmaların temelinde 4,5G’de yerli katkı payını yükseltmek ve 5G çözümlerini geliştirmek hedefinin yattığını ifade etti.
Dürmüş, bu vizyon doğrultusunda HTK üyesi şirketlerin, 5G ağlarının çok çeşitli unsurları ve altyapı gereksinimleri için özel ürünler ortaya koyduğunu belirtti.
Küresel pazarda dört büyük uluslararası tedarikçiyle mücadele etmenin oldukça güç olduğuna işaret eden Dürmüş, bu rekabet ortamını şu sözlerle değerlendirdi.
Haberleşme altyapısındaki çözümlerin yazılım, donanım, temel altyapı ve operasyonel hizmetler olmak üzere dört ana kategoride incelenebileceğini vurgulayan Dürmüş, her bir alanda karşılaşılan özgün zorlukları ilgili kamu kurumları ve bakanlıklarla paylaştıklarını, yakın iş birliği ve etkin çözümler beklediklerini dile getirdi.
Ayrıca 4,5G lisans şartları gereği belirlenen yüzde 45 yerlilik hedefinin, 2017 yılında yalnızca yüzde 2 seviyelerindeyken 2025 itibarıyla operatörlerin açıkladığı verilere göre yüzde 50 barajını aştığını kaydeden Dürmüş, açıklamasını şöyle sürdürdü.
Dürmüş, yerli haberleşme ürünlerinin pazar sunumuna bağlı olarak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından iki katına varan oranlarda teşvik edilebileceğini ve üçüncü yılın sonunda yüzde 30 bandına yaklaşabileceğini açıkladı.
HTK çatısı altındaki şirketlerin sadece son kullanıcı ürünlerine odaklanmadığını, bunun yanı sıra yazılım geliştirme, donanım üretimi, çip tasarımı, test süreçleri ve sistem entegrasyonu gibi değer zincirinin pek çok aşamasında aktif rol aldığını belirten Dürmüş, “Bu geniş yelpaze, ülkemizde 5G teknolojilerinin ilerlemesi ve kalıcı bir haberleşme ekosistemi kurulması bakımından büyük bir fırsat yaratıyor. Üretilen çözümlerin önemli bölümü yalnızca yurt içi talebi karşılamakla kalmıyor; küresel pazarlara hitap edecek şekilde tasarlanıyor ve bazı şirketlerimiz tarafından çeşitli ülkelere ihraç ediliyor.” şeklinde konuştu.
Bu çerçevede iş destek platformları yazılımları, dikey sektörlere özel IoT ve endüstriyel IoT uygulamaları, sanal ve artırılmış gerçeklik gözlükleri ile sistemleri, uydu tabanlı internet erişimi, katma değerli hizmetler, dijital platformlar, bulut tabanlı çözümler, sanallaştırma teknolojileri, saha test hizmetleri ve siber güvenlik alanlarında HTK üyesi firmaların güçlü yetkinliklere sahip olduğunu vurgulayan Dürmüş, sözlerini bu şekilde noktaladı.
Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği (TELKODER) Başkanı Halil Nadir Teberci ise 16 Ekim 2025 tarihinde tamamlanan 5G frekans ihalesinin ardından Türkiye’nin bu yeni nesil teknolojiye resmi geçiş sürecinin başladığını ifade etti.
Teberci, endüstriyel perspektifin kritik önem taşıdığını belirterek, bu yaklaşıma yeterince ağırlık verilmemesi halinde 5G’nin ülke ekonomisine sağlayacağı verimlilik ve rekabet avantajının istenen düzeyde gerçekleşmeyebileceğini dile getirdi.
Dünya genelinde 5G’nin en yüksek katma değeri yarattığı alanlardan birinin “özel” (Private) 5G çözümleri olduğunu kaydeden Teberci, esnek ve çok taraflı bir yapının oluşturulması ile yerel, sektörel ve kampüs düzeyinde özel 5G uygulamalarının desteklenmesi gerektiğini savundu.
Teberci, 5G’nin baştan sona güçlü bir fiber altyapıya dayandığını hatırlatarak şu değerlendirmeyi yaptı:
“Türkiye’nin amacı herhangi bir teknoloji ekosistemine bağımlı hale gelmek değil; güvenli, rekabetçi ve uzun vadeli bir telekom altyapısı inşa etmektir. Bu doğrultuda çoklu tedarikçi modeli, açık ağ yapıları, yerli teknoloji geliştirme stratejileri ve sağlam fiber altyapılar bir bütün olarak ele alınmalıdır. Böyle bir strateji, ülkemizin dijital bağımsızlığını pekiştirecek ve küresel teknoloji yarışında daha avantajlı bir konuma ulaşmasını sağlayacaktır.”
