İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki duruşma salonunda görülen davanın öğleden sonraki bölümünde, tutuklu sanık ve Ağaç AŞ Genel Müdürü Ali Sukas kürsüye çıkarak savunmasını sundu.
Yaklaşık 37 yıllık meslek hayatına sahip bir orman mühendisi olduğunu dile getiren Sukas, kariyeri boyunca hem kamu hem de özel sektörde çeşitli görevler üstlendiğini, Ağaç AŞ’deki görevine ise 2019’un son aylarında başladığını ifade etti.
Şirkette görev aldığı süreçte kurumsal yapının güçlendirildiğini, faaliyet alanlarının genişlediğini ve tedarikçi ağının büyüdüğünü vurgulayan Sukas, savcılık tarafından incelenen satın alma işlemleriyle ilgili ortaya atılan “iş hacmi arttıkça rüşvet talep edildiği” yönündeki iddialara da değindi.
Gözaltı ya da tutuklama sürecinden önce talep edilen tüm belge ve dosyaların eksiksiz şekilde savcılığa iletildiğini belirten Sukas, yapılan incelemelere rağmen şirket hakkında herhangi bir olumsuz tespitin kendisine bildirilmediğini söyledi. Bu kadar uzun süreli ve yoğun işlem hacmi olan bir yapıda usulsüzlük iddialarının mutlaka somut bir bulguya dayanması gerektiğini ifade etti.
İddianamede yer alan ve Ağaç AŞ ile ilişkilendirilen 12 farklı eyleme konu firmaların büyük çoğunluğunun, 2019 öncesinde de şirketle çalıştığını belirten Sukas, söz konusu firmaların kendi döneminde özel olarak seçilmediğini, sektörde bilinen ve daha önce de iş yapılan tedarikçiler olduğunu savundu.
2025 yılı itibarıyla aktif tedarikçi sayısının 251’e ulaştığını açıklayan Sukas, bunlardan 86’sının 2019 öncesine dayanan iş ilişkisine sahip olduğunu, geri kalan 165 firmanın ise sonrasında sisteme dahil edildiğini söyledi. Bu verilerin, organize bir rüşvet mekanizması kurulduğu iddiasını hem mantık hem de sayısal açıdan geçersiz kıldığını öne sürdü.
Hakkındaki suçlamaların iki ana dayanağı olduğunu belirten Sukas, bunların gizli tanık “Gürgen” ile etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak isteyen eski çalışanı Ümit Polat’ın beyanları olduğunu ifade etti. Gizli tanığın ifadelerinde yer alan bazı bilgilerin doğru isimler içerse de içerik açısından gerçeği yansıtmadığını ileri sürdü.
Sukas, söz konusu tanığın anlatımlarında hem kendi içinde hem de iddianamenin genel kurgusuyla çelişkiler bulunduğunu iddia etti.
Tamer Gümüş ile Ümit Polat arasında gerçekleştiği öne sürülen para alışverişine dair herhangi bir bilgisi olmadığını dile getiren sanık, Polat’a bu yönde bir talimat vermediğini ve hiçbir kişiden maddi talepte bulunmadığını söyledi. Ayrıca, Gümüş ile ortak olduğu iddialarını da reddeden Sukas, böyle bir durumda rüşvet iddiasının mantıksız olduğunu belirtti.
Tedarikçilere ayrıcalık sağlandığı ve ihtiyaç dışı yüksek fiyatlı alımlar yapıldığı yönündeki suçlamaları da kabul etmeyen Sukas, şirketin yaklaşık 65 bin adetlik bitki ve saksı depolama kapasitesine sahip olduğunu, bunun aynı zamanda üretim sürecinin bir parçası olduğunu ifade etti. Canlı ürünlerin doğru şekilde bakılması halinde değer kazandığını ve daha yüksek fiyatla satılabildiğini söyledi.
Görev süresi boyunca gerçekleştirilen tüm satın alma işlemlerinin, ihale süreçlerinin ve tedarikçi seçimlerinin şirket politikaları, teknik kriterler ve yasal düzenlemeler çerçevesinde yürütüldüğünü vurgulayan Sukas, satışların büyük bölümünün İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından açılan ihaleler yoluyla gerçekleştiğini belirtti. Bu ihalelerde çoğunlukla Ağaç AŞ’nin tercih edilmesinin, şirketin finansal gücü ve organizasyon kapasitesinden kaynaklandığını ifade etti.
Belediye iştirak şirketlerinin yapısına da değinen Sukas, bu modelin geçmişte atılmış önemli adımlardan biri olduğunu düşündüğünü dile getirdi.
Öte yandan, iş yapılan firmalardan eşinin milletvekilliği adaylığı için destek talep edildiği ve destek vermeyen firmalarla çalışılmadığı yönündeki iddiaları da kesin bir dille reddetti.
Mahkeme heyeti, duruşmayı sanık Sukas’ın savunmasının devam etmesi için 23 Mart Pazartesi gününe erteledi.