Bayram sabahı, güneşin ilk ışıklarıyla birlikte ruhumuza düşen o eşsiz huzur aslında günler öncesinden başlayan bir emeğin sonucudur. Bizim kültürümüzde bayram, sadece sofrada oturmak değil; o sofraya layık olacak bir “hazırlık” sürecini de beraberinde getirir.
Ancak bu hazırlık, sadece yaşadığımız dört duvarın camlarını parlatmakla bitmez. Bizim için gerçek bayram temizliği, iki ayrı mekanda, tek bir niyetle yapılır.
İki Ayrı Temizlik, Tek Bir Gönül Borcu
Hepimiz evlerimizdeki o hummalı bayram temizliğini biliriz; her köşe parlar, her yer misafirler için hazır edilir. Fakat bayramın asıl bereketi, o pırıl pırıl evlerden çıkıp, bizleri bugünlere getiren köklerimizin yanına, mezarlık ziyaretine gittiğimizde tamamlanır.
Bayrama bir-iki gün kala başlayan o “kabir temizliği” aslında bir temizlikten çok daha fazlasıdır:
- Bir mezarın üzerindeki yabani otları ayıklamak, geçmişimize duyduğumuz saygıdır.
- Mermerin tozunu silmek, unutmadığımızın vefamızın bir nişanesidir.
- Kuruyan toprağa verilen o can suyu, aramızdaki o sarsılmaz bağın tazelenmesidir.
”Nerede O Eski Bayramlar?” Demek Yerine Yaşatmak
Eski bayramları özlemek yerine, o bayramların içindeki bu derin manayı çocuklarımıza aşılamalıyız. Evlatlarımızın elinden tutup; hem evdeki o tatlı telaşı, hem de mezarlıktaki o vakarlı sessizliği onlara bizzat yaşatmalıyız. Bayram sabahının ilk selamını büyüklerimize, ebediyete göçenlerimize vermeyi onlara öğretmek; onlara bırakacağımız en büyük mirastır.
Kökleri derin olmayan bir ağacın, göğe yükselen dalları da zayıf kalır. Bizler, geçmişimizin mirasını tertemiz tutarak geleceğimizi inşa etmeye devam ediyoruz.
Yönetim Rotası ailesi olarak; hem evlerinizde hem de gönüllerinizde bayramın o saf ve duru temizliğini hissetmenizi dileriz. Geçmişlerimize rahmet, yaşayanlarımıza sağlık ve huzur dolu bir bayram temenni ediyorum.
Ramazan Bayramınız Mübarek Olsun!
