ABD dolarının; avro, Japon yeni, İsviçre frangı, Kanada doları, İngiliz sterlini ve İsveç kronu karşısındaki performansını gösteren dolar endeksi, Orta Doğu’da tırmanan jeopolitik risklerin enerji arzına yönelik kaygıları artırmasıyla yükselişe geçti. Bu gelişmelerin enflasyon baskılarını artırabileceği ve merkez bankalarının para politikasında daha dikkatli hareket edebileceği beklentisi, endeksi yukarı taşıyan temel unsurlar arasında yer aldı.
Küresel yatırımcıların, ABD ile İsrail’in İran’a yönelik operasyonları ve İran’ın karşı hamlelerinin yarattığı belirsizlik ortamında güvenli liman arayışıyla dolara yönelmesi, Amerikan para biriminin değer kazanmasını destekledi ve endeksin yukarı yönlü hareketini hızlandırdı.
Bölgede süregelen gerilimler, enerji piyasalarında arz güvenliği konusundaki endişeleri artırırken petrol fiyatları üzerinde de yukarı yönlü baskı oluşturmayı sürdürüyor. Enerji maliyetlerindeki bu artış ise küresel enflasyonun yeniden hızlanabileceği riskini gündeme getiriyor.
Bu tablo, merkez bankalarının sıkı para politikalarını koruyacağı yönündeki beklentileri güçlendirirken, jeopolitik kaynaklı enerji fiyat artışları finansal varlıkların fiyatlamasında dolaylı fakat güçlü bir etki yaratmayı sürdürüyor.
Öte yandan piyasalarda ABD Merkez Bankası’nın faiz indirimi beklentileri zayıflamış durumda. Para piyasalarındaki son fiyatlamalara göre Fed’in ilk faiz indirimi beklentisi temmuz ayına ötelenirken, yıl genelinde öngörülen indirim sayısı da iki adım yerine bire düşmüş görünüyor.
Tüm bu gelişmelerin etkisiyle dolar endeksi, 25 Kasım 2025’ten bu yana ilk kez 100 seviyesinin üzerine çıkarak 100,3 seviyesine kadar yükseldi. Endeks yıl başından itibaren yaklaşık yüzde 2 oranında değer kazanmış oldu.
Diğer taraftan, avro/dolar paritesi 1,1433 seviyesine gerileyerek Ağustos 2025’ten bu yana en düşük düzeyini kaydetti. Dolar/İsviçre frangı 0,7895 ile 23 Ocak 2026’dan bu yana zirveye çıkarken, dolar/yen paritesi 159,68 ile Temmuz 2024 sonrası en yüksek seviyeyi gördü.
İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, küresel risk algısının ciddi ölçüde arttığını belirterek doların rezerv para özelliğinin yanı sıra dünya ticareti ve yatırımlarındaki yaklaşık yüzde 57-58’lik payıyla güvenli liman olma özelliğini koruduğunu ifade etti.
Doların küresel sistemdeki ağırlığının bir miktar azalsa da hâlâ lider konumda bulunduğunu vurgulayan Aslanoğlu, olası küresel ekonomik sıkıntıların yatırımcıları dolara yönlendirdiğini söyledi. Aslanoğlu’na göre doların tercih edilmesinin temel nedeni, dünya genelinde en yaygın kullanılan ve en kolay işlem yapılabilen para birimi olması.
Ayrıca Japonya’da yeni Başbakan Takaiçi Sanae yönetiminin genişleyici politikalara yönelme ihtimali ve Avro Bölgesi’nde düşük faiz ortamının devam etmesi gibi faktörler de doların rakipleri karşısında öne çıkmasına katkı sağlıyor.
Altının da güvenli liman olarak öne çıktığını hatırlatan Aslanoğlu, küresel ölçekte yeterli altın arzı bulunmadığını ancak ABD’nin ihtiyaç duyulan doları basabilme kapasitesinin bu noktada önemli bir avantaj yarattığını dile getirdi.
Societe Generale FX Strateji Başkanı Kit Juckes ise dolar endeksinin, Orta Doğu’daki gelişmelerin tetiklediği jeopolitik riskler ve yükselen enerji fiyatlarının etkisiyle geçen kasımdan bu yana ilk kez 100 seviyesini aştığını belirtti.
Juckes, ABD Başkanı Donald Trump’ın düşük faiz ve zayıf dolar tercihine rağmen ABD ekonomisinin dayanıklılığını koruduğunu vurgulayarak, ülkenin önemli bir petrol üreticisi haline gelmesinin ve doların rezerv para statüsünün belirsizlik dönemlerinde para birimini desteklediğini ifade etti.
ABD ekonomisinde belirgin bir yavaşlama yaşanmadığı ve petrol fiyatlarında sert bir geri çekilme görülmediği sürece doların yükseliş trendini 2027’ye kadar sürdürebileceğini öngören Juckes, bu görünümün korunabileceğini dile getirdi.
Ballinger Group analisti Kyle Chapman da ABD ve Uluslararası Enerji Ajansı’nın piyasayı dengeleme çabalarına rağmen petrol fiyatlarının 100 dolar civarında kalmasının dolar endeksini kasım ortasından bu yana en yüksek seviyeye taşıdığını ifade etti.
